Engin Ertuğrul

Engin Ertuğrul
@enginnuwanda
Kendini unutmaya çalışan Dinleyip reaksiyon veren Gözlemci
İnşaat Mühendisi
İstanbul Teknik Üniversitesi
İstanbul
Ankara
16 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Paranla esir olma
İstanbul'u, ailemi özlesem de burada heyecan verici bir hayat var, halimden memnunum, yeni insanlarla tanışıyorum ve kimden ne öğrenebilirim ona bakıyorum. Motala'da tanıdığım önemli insanlardan birisi, belki de birincisi Dr. Anders Toss oldu. Önce kızıyla tanıştım. Roma-Haelsingborg otobüs yolculuğunda. Hostesti otobüste. Tesadüf ya, Motala'da doğmuş. Beni evlerine davet etti, ailesini, babasını da tanıdım. Bende iz bırakan kişilerdendir Dr. Toss. Asil ve zengin bir aileden geliyor. Doktorluk yapmak istiyor, para kazanma hırsı hiç yok, insanlara hizmet etmek istiyor ve bu bende büyük etki oluşturdu; "Demek ki hayatını başka insanların mutluluğuna, sağlığına vakfeden insanlar da var" dedim. Bu adam bana çok tesir etti, dedi ki: "Ben senin hayatta çok zengin bir adam olacağını hissediyorum, çok zengin olacaksın ve çok para sahibi olacaksın, fakat bir şeye çok dikkat et: Eğer sen para kazanma yolunda bu paranın sana verdiği hudutlarla ve kısıtlamalarla düşüncelerini açıkça ve cesurca ifade edemeyecek bir noktaya gelirsen o paranın hiçbir kıymeti yok, çünkü o zaman kendi parasına esir olmuş adamsındır." Yani şunu demek istedi: Kazandığın para senin düşüncelerini ifade etme yolunda bir engel olacaksa, o para senin kendi hapishanen olur. Evet başarılı ol, para kazan ama aynı zamanda düşüncelerine sadık ol ve düşüncelerini açıkça ifade etme önünde engel tanıma. Kendini, kendi paranla dahi olsa satma! Dr. Toss'un bu sözlerini hiçbir zaman unutmadım. Bu konuşma bana kılavuz oldu, hayatıma yön verdi. Hayatım boyunca felsefe merakımı hep canlı tuttum. Sayısız kitaplar okudum. Hala okuyorum, felsefe okumaya doymuyorum. Sonradan keşfettiğim felsefe ustalarından biri de Seneca... Milat başlangıcı yıllarında yaşamış bir Romali aristokrat.
Sayfa 90 - ALFA
Para
üçüncü sahne
Bak, dinle! Şu ayakkabı mağazasındaki işe bayıldığımı mı sanıyorsun? Avrupalı ayakkabıcılara aşık olduğumu mu düşlüyorsun? Şu seloteks kaplamalı yerde, floresan ışıklarının altında ellibeş sene geçireceğimi mi sanıyorsun? Bak! Sabahları oraya gitmektense, birisinin beynimi bir demir çubukla patlatmasını tercih ederim! Her sabah gelip de ‘’Kalk ve ışılda! Kalk ve ışılda!’’ demiyor musun ben de kendi kendime ‘’Şu ölü insanlar ne kadar da şanslı’’ diyorum. Fakat yine de kalkıp işe gidiyorum. Ayda altmış beş dolar için bütün rüyalarımdan, olmak istediklerimden ve hayallerimden vazgeçiyorum. Sen de bana bencil diyorsun. Bak, eğer bencil olsaydım anne, onun gibi olurdum... GİTMİŞ! Yolların beni götüreceği son noktaya kadar giderdim.
Sayfa 28
Alıntı
Tom Kapanış Konuşması
Ay’a gitmedim, daha uzaklara gittim. Çünkü iki mekan arasındaki en uzun mesafe zamandır. Kısa bir süre sonra bir ayakkabı kutusunun kapağına şiir yazdığım için işimden kovuldum. St. Louis’i terkettim. Bu yangın merdiveninin basamaklarından son kez indim ve o andan itibaren babamın ayak izlerini takip ederek, hiç durmadan, uzayda kaybolmuş ne varsa bulmaya çalıştım. Çok gezdim. Şehirler beni ölü yapraklar gibi süpürdü, yapraklar parlak renklilerdi fakat dallarından koparılmışlardı. Duracaktım ama bir şeyler beni takip etti. O şey her zaman habersiz geldi, her zaman beni tamamiyle gafil avladı. Belki de o şey tanıdık bir müzikti, belki de şeffaf bir cam parçasıydı. Belki de, arkadaşları bulmamdan önce, geceleyin, garip bir şehirde bir cadde boyunca yürümemdi. Bir parfüm dükkanının ışıklı penceresinin önünden geçiyorum. Pencere, parçalanmış bir gökkuşağının parçaları gibi narin renklerde minik şeffaf şişelerle ve renkli cam parçalarıyla dolu. Sonra kız kardeşim birden omzuma dokunuyor. Dönüyorum ve onun gözlerinin içine bakıyorum. Laura, Laura... Seni arkamda bırakmayı denedim fakat sana düşündüğümden, kafamda kurduğumdan daha sadığım. Bir sigaraya uzanıyorum, bir sokağı geçiyorum, sinemalara veya bir bara giriyorum, bir içki alıyorum, en yakınımdaki bir yabancı ile konuşuyorum - Ya da mumlarını söndürecek herhangi bir şeyle(konuşuyorum). Bugünlerde dünya şimşeklerle aydınlanıyor! Mumlarını söndür Laura. Ve... hoşçakal.
Sayfa 89
Alıntı