Engin Tekintanğaç

Engin Tekintanğaç
@enginte
öğretmen
85 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı

Engin Tekintanğaç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·32 syf.··
2021 10. kitabı
Erdoğan Ergin
7.6/10 · 20 okunma
Reklam
Mitlerin Kısa Tarihi
10/10
·133 syf.··
2021 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2021 02:38
Mitlerin Kısa Tarihi - Karen Armstrong Temelde ölüm deneyimi, yok olma korkusu, sonsuzluğa özlem gibi nedenlerle ortaya çıkan MİT'ler yani inanç sistemleri, tarihsel süreç içinde ayrıntılarıyla ele alınıyor. Yazar eserinde Paleolitik dönemden Neolotik döneme, ilk uygarlık döneminden Büyük batı dönüşümüne dek, insanlığın ölümü ensesinde hissettiğinden dolayı ortaya çıkardığı MİT'lerin, yine kendilerince ortaya koydukları bilim tarafından tarafından, tahtalarında indirilme süreçlerini aktarıyor. Bütün MİT'lerin savunduğu gibi acaba yeryüzündeki her varlık, kendi aslının soluk bir gölgesi midir? Bir çok MİT'in ortaya çıkmasında esas katalizör, insanın içinde yaşadığı sorunlu durumlarla baş etme telaşından mıdır? Bilinmez... Tüm bunların ötesinde şunu biliyoruz ki mitlerdeki kutsalı tartışmak, çorbayı çatalla içmeye çalışmak kadar yararsız bir çabadır. Günümüzde mitler kocakarı masallarına benzetilsede, hepsinde esasen bize güzel bir dünya adına öğütler verilir... örneğin size yapılmasını istemediğiniz şeyi başkasına yapmayın... İnsana, hayvana, doğaya saygılı olun. Ölçülü olun vs. Duruma tersinden baktığımızda Karl Marx dini hasta toplumun belirtisi olarak görürken, Friedrich Nietzsche tanrının öldüğünü iddia ediyordu. Bilim yükseliyor, Kutsal hiçselleşiyordu ve I.Dünya Savaşında silahlara ölümcül etki katıyordu, ve bununla yetinmeyip II.Dünya Savaşında etki gücünü milyonkat (Atom bombası- Nagazaki&Hiroşima) arttırıyordu. Auschwitz toplama kampını oluşturuyor, daha sonraları Bosna'da bir üniversitenin hemen yanında ölüm kampı kurdurabiliyor, Guernica tablosunu çizdirebiliyor, çorak ülke şiirini yazdırabiliyordu. Günün sonunda birinci dünya ülkelerinde yaşayacak kadar şanslı olanlar için dünyamız çok rahat olsada, Francis Bacon tarafından yazılan Yeni Atlantis'te
Mitlerin Kısa TarihiKaren Armstrong · Alfa Yayıncılık · 2014594 okunma
10/10
·188 syf.··
2021 8. kitabı
Okuyucu - Bernhard Schlink II. Dünya Savaşı sonrası dönemde geçen kitap liseli bir genç ile orta yaş bir kadının yollarının kesişmesi ile başlıyor. Bir aşk serüveni okuyorum derken kadın karakter aniden ortadan kayboluyor ve kendinizi adeta bir trajedinin içinde buluyorsunuz. Genç adam hukuk eğitimi öğrencisi olarak hayatına devam ederken, iki karakterin yolları yeniden kesişir. Sanık sandalyesinde oturan Han'a savaş sırasında bir grup Yahudi nin ölümünden dolayı yargılanmakta. Genç adam ise sevdiği kadının bu korkunç suça karışıp karışmadığını anlamak için mahkeme sürecini izlemekte. Size; suç, ahlak, vicdan, utanç, empati sarmalındaki duygular içinde zikzaklar çizdiren kitap kendi iç mahkemenizi kurduruyor. Kendinizi bir Nazi üyesi ile aşk yaşayan genç adamın yerine koyup yargılamalarda bulunurken görürsünüz. Tüm bu ikilemlerle birlikte sanığın suçunu hafifletecek bilgiyi mahkemeye taşımak noktasında tereddüte düşen genç adam, bize ve kendi vicdanına şu soruyu sorar! Bir insan kendi hayatına mal olan bir karar verdiğinde, bizler kararına saygı mı duymalıyız yoksa müdahale mi etmeliyiz? Kitap II. Dünya Savaşının tahta ranzaları, saç, gözlük ve bavul yığınlarını, gaz odalarını ve fırınlarını, sistemin çarpıklığıyla bütünleştirip sizlerin o döneme tanıklık etmenizi sağlıyor. Konu ile ilgili yapılan araştırma, film,  bilgi, belgeleri size kitap sayfalarında eriterek veriyor. Örneğin Sophie'nin seçimi yada Schindler'in Listesini filmlerini yada Holokost adlı tv dizisini Yada Hannah Arendt'nin Kötülüğün Sıradanlığı isimli kitabı Sabahattin Ali'nin farklı dünyaların insanlarının aşkını anlattığı içimizdeki Şeytan isimli kitabı , Jack London'un farklı tabakalara ait iki gencin birbirlerine ait aşkının anlattığı Martın Eden isimli kitabı,  Dostoyevski'nin iki yoksul
OkuyucuBernhard Schlink · İletişim Yayıncılık · 20144,585 okunma
10/10
·217 syf.··
2021 7. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2021 14:04
Üç Büyük  Usta - Stefan Zweıg Günümüzde daha çok Satranç ve Amaok koşucusu gibi kitaplarıyla bilinen Zweig, kurgu yazarlığının ötesinde, biyografi yazarlığı konusunda, ilgili tüm yazarlarla birlikte değerlendirdiğimizde, kendisini arş'ta buluruz. Bu kitapta Fransız edebiytçılarından Balzac, İngiliz edebiyatçılarından Dickens ve Rus edebiyatçılarından Dostoyevski üzerine değerlendirmelerde bulunmuş ve Almanya'daki yazarların bu yeterlililikte yazarlar olmadığını düşünerek, herhengi biri üzerine değerlendirme yapma gereği duymadığını dile getirmiştir. Balzac'ın toplum ile ilgili yazdığını, hayatında başaramadıklarını insan güldürüsü altında karakterlerine yansıtıp, bu durumdan haz aldığını, yazarlığı bir tutkuya dönüştürüp, günde 18 saat mesai ile yazdığını, dolayısıyla kendisine gerçek dünyadan öte, paralel bir evren oluşturduğunu ve sınırsız tutkusunu uzun uzadıya yazmış Dickens'in aile ile ilgili yazdığını, yazdığı dönemde halk tarafından benimsenmiş ve sevilmiş bir yazar olduğunu, kitap karakterlerinin iyimser ingiliz beyefendileri olduğunu, kitaplarındaki ana tema iyilerin günün sonunda ödüllerndirildiği, adaletin er geç tecelli edeceği durumunun hakim olduğuna değinmiş. Yazarın yaşadığı zaman diliminde toplumu etkisi altında aldığını ve onun döneminde kitaplarından etkilenen insanların dilenciler, muhtaç çocuklar ve kimsesiz insanlar için vakıflar kurduğuna değinmiş. Dostoyevski'nin birey hakkında yazdığına, kitap karakterinin çok düşünen ve adeta birer bilgin olduklarına, yazarın neredeyse tüm kitaplarının avans alınan borca karşılık yazıldığını, üstün dehasıyla örneğin kumarbaz isimli kitabını 29 günde yazabildiğini, insan psikolojisine tum psikologlardan daha fazla hakim olduğunu  vs konulara dokunmuş Fakat benim sadece akademik noktaları makaslayıp
Üç Büyük UstaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20256,3bin okunma