Beyaz Diş & jack London
Babası bir kurt, Annesi bir köpek olan melez köpek Beyaz Diş üzerinden insan doğasına göndermeleri okuyoruz... Esasen geniş yelpazeli bir metafor okuyoruz diyebiliriz.
Yazar baş karakter Beyaz dişin kurt tarafı üzerinden insanın içindeki özgür olma isteğini, vahşiliğini ve “kötü”yü temsil ederken; köpek tarafı üzerinden, insanın evcil, uysal yanını ve “iyi” tarafına gönderme yapıyor.
Her iki tarafımızda, hem yaradılıştan gelen fıtratın, hemde çevrenin etkisiyle besleniyor. Bir şekilde hangi tarafı iyi beslersek, o taraf kazanıyor. Aslında kitapta karanlık, geçmiş travmalar, toplumsal koşullar, dış etkenler, negatif duygular, coğrafik şartlar, çevresel etkenlerce beslediği takdirde egemen olan kötülük ve zalimlik, kişiliğin bir parçası olsa dahi, bize Victor Hugo Sefiller romanında sarf ettiği, Suçlu, günahı işleyen değil, karanlığı getirendir. cümlesini düşündürüyor. Nitekim Beyaz diş, kötü sahipten geçmişinin getirisiyle vahşeti öğrenirken, iyi sahibinden sadakat ve sevgiyi öğreniyor... Günün sonunda kitap biraz zoraki olsa dahi Davranışçı ekolun esas oğlanı John Watson'un "Bana rastgele bir bebek verin, soyu, yetenekleri, eğilimleri, becelerileri ne olursa olsun, ondan istediğim şeyi yaratırım. Bir doktor, avukat, tüccar, bilgin, hırsız ya da bir katil" sözünün ıspatı niteliğinde...
#kitapkulübü #kitap #kütüphane #kitapçı #okulöncesi #okudumbitti #kitapsözleri #kaynakkitap #kitapönerisi #kitapkurdu #kitapalıntıları #kitapçekilişi #kitaptavsiyesi #kitapaşkı #kitapsevgisi #kitapkokusu #kitaplar #kitapseverler #okur