Adı:
Kayıp Cennet
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
240
ISBN:
9789944326506
Kitabın türü:
Yayınevi:
Pegasus Yayıncılık
Dünyada ençok tartışma yaratan ve 500 milyondan fazla satan kitap ilk kez Türkçe'de.

Dünya Edebiyatının Kör Homeros'u diye adlandırılan büyük yazar

Olağanüstü, büyüleyici bir kitap.

Ey Yaratılanların en güzeli, Tanrı'nın yarattıklarının
Sonuncu en iyisi, gözün görebileceği, aklın düşünebileceği en güzel şey,
Kutsal, tatlı kadın! Nasıl böyle birden kaybettin kendini,
Soldun ve ölüme yaklaştın? Yasağı nasıl ihlal ettin,
Yasak kutsal meyveyi nasıl kopardın? Seni lanetli bir düşman kandırdı,
Ama kim bilmiyorum ve seninle beraber ben de mahvoldum;
Hiç kuşkusuz seninle birlikte ben de öleceğim.
Sensiz nasıl yaşarım? Senin tatlı konuşmandan
Aşkından nasıl vazgeçerim de bu vahşi ormanlarda
Kimsesiz yaşarım? Bir kaburgamı daha versem ve Tanrı
Bir Havva daha yaratsa bile senin kaybını asla unutamam.
Hayır, hayır! Doğanın bağı çekiyor beni, sen benim
Etimsin, kemiğimsin, mutluluk ya da acılarda ayrılamayız biz.'
(Havva yasak meyveyi yedikten sonra Adem'in Havva'ya bağlılığının anlatıldığı bölümden)

15. yüzyılda İngiliz Edebiyatı'nın kör Homeros'u olan John Milton Adem ile Havva'nın cennetten kovuluşunu içeren dinsel bir mite edebi bir elbise giydirerek edebiyat tarihine çok değerli bir hazine bırakmıştır. Bu hazinede ilk günahın (yasak meyvenin yenmesi) çarpıcı yorumu, canlı bir dil ve edebi göndermelerle akıllara, gönüllere doyurucu bir okuma lezzeti hediye etmektedir.
(Tanıtım Bülteninden)
Kayıp Cennet John Milton tarafından 17. Yüzyılda kaleme alınmış epik şiirdir. Bu destansı şiirde Lucifer'in hz. Adem ile Havva'yı nasıl saptırdığı ve  Aden Bahçesinden yani cennetten çıkarılışı konu edilir, diğer bir değişle Musevi-Hıristiyan anlayışındaki İnsanın Düşüşü anlatısı.

 Doğa ve uhrevi varlıklar harika bir şekilde tasarlanmış olduğunu düşünüyorum. Güneş, çiyle parlayan otlar, meyveler, çiçekler, akşamın serinliği, rüzgarı, gecenin sessizliği, meleklerin ulvi özgünlükleri şeytanın kıvrak zekası, mitolojiden örnekler hiç Hz. Adem ve Havva'nın yaratılış hikâyesini bu kadar çarpıcı bir dille okumadım ve kimseden dinlemedim, bu eserin ben de kalan yeri çok ayrı..

 " Hiç kuşkusuz seninle birlikte ben de öleceğim. Sensiz nasıl yaşarım? Senin tatlı konuşmandan aşkından nasıl vazgeçerim de bu vahşi ormanlarda kimsesiz yaşarım? Bir kaburgamı daha versem ve Tanrı bir Havva daha yaratsa bile senin kaybını asla unutamam. Hayır, hayır! Doğanın bağı çekiyor beni, sen benim etimsin, kemiğimsin mutluluk ya da acılarda ayrılamayız biz." Bu mısraları okurken o kusuru bulunmayan duyguyu hissettim ve aşkın boyutunun engin ummanlarda nasıl yüzdüğüne şahit oldum.

 Yazarın diğer kitabı " Paradise Regained"(Cennet Geri Alındı) bu eserinide en yakın zamanda okumayı düşünüyorum Cenneti tamamen kaybetmedik.
Dilinin ağır olduğunu düşünmem ve kapak tasarımındaki iç karartıcı hava sebebiyle kitaplığımda baya uzun bir süre bekledi kendisi. Şimdiye kadar okuduğum insanın cennetten kovuluşu Adem ve havva hikayeleri içinde en en en iyisi bana göre. Yıllar içinde tekrar ve tekrar okumayı düşünüyorum.

Benzer kitaplar

İnsanın cennetten kovuluşunu İncil ve Tevrat mitolojileri çerçevesinde anlatan uzun bir şiirdir. 1600'lü yıllarda yazılmıştır ve İliada ve Odysseia'dan sonra, Dante'nin İlahi Komedyası ile birlikte dini anlamda batı edebiyatını en çok etkileyen şiirdir. Okuması/ anlaması biraz zordur; mitolojiye hakimiyet gerektirir.
Genellikle yalnız başınızayken yaşarsınız bu duyguları. Günahlarınız aklınıza gelir. Sonra Cennet ve Cehennemi düşünürsünüz. Genellikle de Cehennemi. Ürperirsiniz, korkarsınız. Çünkü bilirsiniz günahlarınızı. Kim olduğunuzun farkındasınızdır. Nereye gideceğinizin de. Ama endişelenmeyin; çünkü size iyi bir haberim var: Affedilebilirsiniz… Görüyorum da gülümsüyorsunuz. Eğer iyi bir insansanız affedilebilme imkânınız var. John Milton da Kayıp Cennet’de bunu ifade ediyor aslında. Adem ve Havva yasak ağaçtan yasak meyveyi yediklerinde her ne kadar Tanrı onlara kızmış olsa da onları affetti. Ancak her suçun bir cezası olması gerektiği gibi onları da Cennetten mahrum kıldı. Milton bu parçasında İnsanlığı salt hatalı olarak göstermiyor. Özelde evet daha çok Havva’ya yükleniyor. Ama bütüne baktığımızda Şeytan ile Tanrı arasındaki bir savaşın kurbanı olmuş gibi duruyoruz. Yani eğer Şeytan, Tanrı’yla anlaşmazlığa düşmemiş olsaydı, insanlık kötülük kavramıyla tanışmayacaktı. Bunu Kayıp Cennet’de görebiliyorsunuz. Cinsellik dahi bizim nefsimizden uzakken çiğnenen tek bir kural neticesinde hayvanlardan dahi aşağılık bir cinsel görüye ulaşıyor insanlık. Adem ve Havva’nın yasak meyveyi yedikten sonra birbirlerinin avret yerlerini görmeleri bunun yansımasıdır. Hıristiyanlığa özgü dini argümanları kitapda fazlasıyla görüyorsunuz, doğru. Ama bir edebi eser okuyorsunuz ve onlarda sıkça başvurulan bir yöntemdir bu. Allah her şeyi önceden biliyorsa o zaman neden Şeytan’ın Ademle Havva’yı yoldan çıkarmasına izin verdi? Çünkü öyle olmasını istedi. Bizim kötülüğü de bilmemizi ve iyiliği seçmemizi istedi. Şeytan ve ordusuyla savaşmamızı istedi. Kötülük olmasaydı iyilik olur muydu; değil mi? Milton kitapda, Şeytan Cennetde isyan çıkardığı için Dünya ve Adem’in yaratıldığını söylüyor -Dinimiz İslam ile ne kadar uyumlu olduğunu tartışmıyorum.- O bize güvendi. O bize inandı. Hata yapacaklar, yanlışı seçecekler, günah işleyecekler ama sonunda benim yoluma girecekler dedi. Çünkü bizi o yarattı, özümüzde ne olduğunu en iyi o biliyor. Şeytansa bunu hala anlamış değil ve bizimle olan savaşı kıyametde dahi son bulmayacak. Milton, Şeytan’ın Cennete gizlice gelerek İnsanı yoldan çıkardığını söylüyor. Kıyametten sonra duracağını nerden biliyorsunuz. O bunun farkındaydı. O yüzden kötülüğü de görmemizi istedi. Şimdi anlıyor musunuz olayın aslında çok farklı bir boyutta olduğunu. Allah’ın başka bir amacı olduğunu. Kitap mı? Evet, epik bir şiir; yani öyküleyici uzun şiir. Genelde insanlar bu tarz kitapları okumak istemezler. Zor gelir farkındayım. Ama sadece başlayın ve kendinizi konunun akışına bırakın. Her şey kendiliğinden gelişecektir. Adem ve Havva, Eden’den kovuldular ama Dünyada yeni bir yaşamın başlangıcı oldular. Şükürler olsun, çünkü insan olabilmemizin tek yolu buydu. Kötülük, iyilik doğurdu. Şeytan kazandığını sandı ama Allah içimizdeki iyiliği görebilmemiz için ona izin verdi. Cennetden de kovulsanız asla ümidinizi kaybetmeyin. Ona güvenin ve ondan af dileyin. Çünkü o her şeyi affedendir.
EY YARATILANLARIN EN GÜZELİ TANRININ YARATTIKLARININ SONUNCUSU EN IYISI GÖZÜN GOREBILECEGI AKLIN DUSUNEBILECEGI EN GÜZEL ŞEY... INGILIZ EDEBIYATININ KÖR HOMEROSU
Şeytan böyle konuştu ve elbette zalimin yalvarış gibi konuşması
Onun şeytani emellerini kolayca gizledi.
John Milton
Sayfa 82 - Pegasus
Bundan sonra bunu düşünelim, orada yaşayan yaratıklar
Nasıl şeyler, nasıl varlıklar ve güçleri nedir ve zayıf yanları,
Güçle ya da hileyle nasıl alt edilirler bilelim.
John Milton
Sayfa 41 - Pegasus
Selam sana Ey insanoğlunun Anası, senin verimli rahminden doğacak ve onlardan üreyecek olan çocukların sayısı Tanrının senin masana koyduğu tüm bu meyvelerden daha çok olacak!'
Şimdiye kadar seni denedim ve memnun oldum Adem, şimdi biliyorum ki sen isim verdiğin hayvanlardan değil, kendi türünden birini istiyorsun eş olarak. Bunu açık bir şekilde ifade ettin bana. Benim imajım hayvanlara verilmedi, bu yüzden onlar sana eş olamaz, onlardan hoşlanmaman çok doğal; Ben seninle konuşmadan önce de İnsanın yalnız kalmasının iyi olmayacağını biliyordum ve diğer yaratıklardan birini de sana zaten layık görmedim, sadece senin bu konuda ne düşündüğünü bilmek istedim, denedim seni.
''Zihin, neresi olmak isterse orasıdır; kendi içinde cehennemi cennete, cenneti de cehenneme dönüştürebilir.''
Ama bunlardan çok uzakta, sessiz
Sakin akan unutma nehri Lethe var, labirent gibi. Yatağında akar durur ve onun suyunu içen geçmişini unutur
Neşe, acılar, zevkler ve üzüntüler, her şey unutulur gider.
John Milton
Sayfa 47 - Pegasus

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kayıp Cennet
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
240
ISBN:
9789944326506
Kitabın türü:
Yayınevi:
Pegasus Yayıncılık
Dünyada ençok tartışma yaratan ve 500 milyondan fazla satan kitap ilk kez Türkçe'de.

Dünya Edebiyatının Kör Homeros'u diye adlandırılan büyük yazar

Olağanüstü, büyüleyici bir kitap.

Ey Yaratılanların en güzeli, Tanrı'nın yarattıklarının
Sonuncu en iyisi, gözün görebileceği, aklın düşünebileceği en güzel şey,
Kutsal, tatlı kadın! Nasıl böyle birden kaybettin kendini,
Soldun ve ölüme yaklaştın? Yasağı nasıl ihlal ettin,
Yasak kutsal meyveyi nasıl kopardın? Seni lanetli bir düşman kandırdı,
Ama kim bilmiyorum ve seninle beraber ben de mahvoldum;
Hiç kuşkusuz seninle birlikte ben de öleceğim.
Sensiz nasıl yaşarım? Senin tatlı konuşmandan
Aşkından nasıl vazgeçerim de bu vahşi ormanlarda
Kimsesiz yaşarım? Bir kaburgamı daha versem ve Tanrı
Bir Havva daha yaratsa bile senin kaybını asla unutamam.
Hayır, hayır! Doğanın bağı çekiyor beni, sen benim
Etimsin, kemiğimsin, mutluluk ya da acılarda ayrılamayız biz.'
(Havva yasak meyveyi yedikten sonra Adem'in Havva'ya bağlılığının anlatıldığı bölümden)

15. yüzyılda İngiliz Edebiyatı'nın kör Homeros'u olan John Milton Adem ile Havva'nın cennetten kovuluşunu içeren dinsel bir mite edebi bir elbise giydirerek edebiyat tarihine çok değerli bir hazine bırakmıştır. Bu hazinede ilk günahın (yasak meyvenin yenmesi) çarpıcı yorumu, canlı bir dil ve edebi göndermelerle akıllara, gönüllere doyurucu bir okuma lezzeti hediye etmektedir.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 47 okur

  • Kitap Odası
  • @bidolukitappp
  • Mstrgl
  • Sedef korgan
  • Sümeya Samıkıran
  • Joseph K.
  • causa sui
  • Yunus Emre Dönmez
  • cicoretti
  • Ferda Çalışır

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%25
25-34 Yaş
%30
35-44 Yaş
%30
45-54 Yaş
%5
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%10

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%50
Erkek
%50

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.1 (9)
9
%4.3 (1)
8
%21.7 (5)
7
%26.1 (6)
6
%4.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%4.3 (1)
2
%0
1
%0