Kitabın ilk kısımları beni yazara 'ne anlatıyorsun babacım sen' dedirtecek kadar kopuk, daldan dala atlama şeklinde, hangi karakterlere ve olaylara yoğunlaşmamız ve akılda tutmamız gerektiği karmaşasıyla geçiyor. Bu giriş bölümüyle asıl hikayeye bağlantı daha akıcı olabilirdi belki ama yine de sonrasındaki birkaç kahramanlık ve savaş hadisesinden sonra romanın merkezini oluşturan aşk hikayesi ve onun çevresindeki saray entrikalarıyla olayın akışına sizi çekişiyle zamanına göre başarılı bir tarihi roman diyebilirim. Cezmi'den ziyade Adil Giray romanın başrolünde yer alıyor. Son ana kadar Cezmi'den önemli bir rol alması beklentisi yarım kalıyor. Muhtemelen Namık Kemal'in ömrü yetip de 2.cildi yazabilseydi orada daha etkin bir rolü olacaktı muhakkak.