Beni seviyor, bağırsaklarımı sevmiyor, bir cam kavanoz içinde ona apandisitimi gösterseler tanımazdı, her zaman beni mıncıklar durur, ama cam kavanozu eline verseler, hiçbir şey hissetmez, içindeki onunla ilgili bir şeydir diye düşünmez; insanın birini her şeyiyle, yemek borusuyla, karaciğeriyle, bağırsaklarıyla sevebilmesi gerekir. Belki de insan onları alışmadığından sevmiyor; onları da ellerimiz ve kollarımız gibi görseydik belki de severdik. Öyleyse deniz yıldızlarının bizden daha iyi sevişmesi gerekir; hava güneşli olunca kumsala yayılırlar, hava aldırmak için midelerini dışarı çıkartırlar ve herkes onları görebilir. Kendi kendime soruyorum, biz midemizi nereden dışarı çıkaracağız, göbeğimizden mi yoksa?