Daha sonra, çok daha sonra, belki de birçok kez uyandın, birçok kez yeniden uyukladın, sağına döndün, soluna döndün, sırtüstü, yüzüstü yattın, belki ışığı bile yaktın, belki bir sigara içtin, daha sonra, çok daha sonra, uyku bir hedefe dönüşüyor, ya da hayır, aksine, sen uykunun hedefi oluyorsun.
Olan tek şey, bir kez daha, sonsuza dek, her seferinde biraz daha fazla yitip gitmen, sonu olmadan başıboş dolaşman, uykuyu, bir tür vücut huzurunu bulman: vazgeçme, bıkkınlık, uyuşukluk, kendini koyveriş.
Okumak, bir saat, iki saat kaybetmek yada kazanmaktır sadece; bir kez daha, her şeyin senin için ne denli önemsiz olduğunu değerlendirmektir. Sınıflandırmaların, tercihlerin geçersizleştirilmesi, yıkılması gerek.
Sanat galerilerine giriyor, her tablonun önünde durarak, başını sağa eğip gözlerini kısarak, tablonun adını, tarihini ya da ressamın adını okumak için yaklaşarak, daha iyi görebilmek için geri geri giderek, kılı kırk yararcasına dolaşıyorsun içerde. Dışarı çıkarken defteri okunaksız koca bir parafla imzalayıp, yanına da sahte bir adres yazıyorsun.