“Toprak, devletin temelidir. Nasıl olur da verilir?” diyerek vermek fikrinde bulunanları idam ettirdi. At ve kadın kendisinin olduğu için verebilirdi. Fakat toprak şahsına âit değildi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kür Şad, tarihin nâdir yetiştirdiği insanlardan biridir. Hem milletini kurtarmak, hem de türeyi sayarak, kağan olmak hakkı da varken, bunu yeğenine vermeyi düşünmek gibi büyüklüklerle şeref kazanmıştır.
Destânî davranışı ile Çin’e dehşet salarak Türkler’in Çin’den kurtulmasını sağlamasaydı onlar zamanla Çinlileşip kaybolacak, Türkeli’nde hâkimiyet kuran Sırtaduşlar, Gök Türkler gibi kuvvetli ve devlet geleneğine sahip olmadıkları için Türk İmparatorluğunu yaşatamayacaklar, Türk ırkı daha sonraki tarihinde ulaştığı büyüklüğe kavuşmak imkânını kaybedecekti.
Bundan dolayı Kür Şad, adı tek olaya karışan şahıs olmakla beraber bu olayın şümul ve sonuçları bakımından Türk tarihinde çok büyük rol oynamış en büyük şahsiyetlerden biridir.
Siyenpî’lerin yerine geçen Aparlar (394-552)’ın ilk hükümdarları Tolun (394-410) da, 402 yılında büyük fütuhatla eski Hun devletini hemen hemen aynen tekrar kurunca o zamana kadar kullandığı yabgu unvanını küçük görerek kağan unvanını aldı. Bundan sonra bu unvan Aparlar’da, Gök Türkler (552-745)’de, Dokuz Oğuz-On Uygurlar (745-840)’da aynen devam etmiştir. Karahanlılar’da kağan şekli biraz değişip hakan şeklini alarak, Çingizliler’de kağan biçimine bürünerek kullanıldı.
7 yıllık kağanlığı sırasında büyük devlette boylar ve uluslar arasındaki geçimi sağladığı gibi, üç defa elçi gönderdiği Çin’le de barış içinde yaşayarak ticaretle milleti zengin etmiş, Türk tarihinde görülmedik bir hâdise olarak, yedi yıllık kağanlığında savaş olmamıştır.
Hızır Bey Çelebi, kısa boylu, ufak tefek olduğu için kendisine “ilim dağarcığı” lakabı takılmıştı. İstanbul’un bugün Kadıköy denilen semti, onun dirliği olduğu için Kadıköyü adını almıştır.