Yaşıyordum. Hâlâ yaşıyordum. Bir gün daha mı? Bir hafta daha mı? Eğer kötülük gelip beni bulursa kendimi okyanusa emanet edeceğim, diye söylendim. Alsın beni! Nereye istiyorsa oraya götürsün! Esas olarak da yutsun beni ve cesedimi asla geri vermesin!
Ben çocukken, babamın ağzından duyduğum en ağır sıfat "kaba" idi. Çünkü onun gözünde bir insanda, bir harekette, bir tavırda, bir sözde görülebilecek en affedilmez kusur buydu. Kibarlığa, nezakete, ruh inceliğine tapan bir adamdı. Bu tarafı bana fazlasıyla miras kalmış.
Kendimi yatıştırmak için, biz aynı yalnızlığı yaşamıyoruz diyorum içimden. O, insanlardan kaçıyor, onlardan nefret ettiği çok belli; bense, dünyayı daha duru bir bakışla gözlemleyebilmek, belki de daha iyi anlayabilmek, daha iyi kucaklayabilmek için ondan uzak duruyorum.