“Dışlanmışlar, diye tabir edilir. İnsanların dünyasında zavallı, yenik, ahlaksız olanları ifade eden bir sözcük galiba. Ben doğuştan dışlanmış olduğumu hisseder, şu dışlanmış bir insan diye parmakla gösterilen biriyle karşılaştığımda içimde mutlaka bir rahatlama duygusu uyanırdı. Alelade değil, büyüleyici bir rahatlamaydı bu.”
“Hoşlanılmanın eziyetinin, sevilmenin tedirginliği de diyebileceğim, sıradan bir sözcükle değil de edebi bir ifadeyle tanımlayacak olursam, güçlü depresyon kalelerimi yerle bir etmeye yetmediğinden, tekinsiz bir şey olduğunu düşünüyorum.”