Drago Jancar, "Kehanet" adlı eserinde yer alan dört öyküyle okuru tarihin tozlu sayfalarından coğrafyanın sert gerçeklerine uzanan bir yolculuğa çıkarıp evrensel bir insan panoraması sunuyor. Tito dönemi Yugoslavya'sından Avusturya İmparatorluğu’na, komünizm sonrası Slovenya’dan Arjantin’in diktatörlük yıllarına kadar geniş bir sahada, bireyin kaderinin politik kaos ve savaş kıskacında nasıl şekillendiğini inceliyor.
#kehanet isimli öykü; bir tuvalet duvarına karalanan yazının, nasıl bir kehanete dönüşerek insanın ve ülkenin yazgısını kökten değiştirebileceğini absürt bir dille gözler önüne seriyor.
Göle Bakan Adam isimli öykü (benim en çok sevdiğim öykü), baskıcı sistemin susturmaya çalıştığı ancak varlığını inatla kelimeler üzerinden sürdüren "küçük insanın" dokunaklı trajedisini anlatıyor.
İki Fotoğraf ise (çok dokunaklıydı) Arjantin’deki "Kirli Savaş" dönemine ve Plaza de Mayo Anneleri’ne odaklanıp çocuklarının izini süren annelerin (tanıdık geldi mi?) dinmeyen yasını merkezine alarak coğrafyalar değişse de acının evrenselliğini hatırlatıyor.
Jancar, anlatısını ironi ve keskin bir gerçeklikle dantel edasıyla işlerken sıradan bir inşaat işçisini ulusal bir kahramana dönüştürebildiği gibi, bir insan hakları savunucusunu sistemin labirentlerinde bir çırpıda görünmez kılabiliyor.
Yazar, insan ruhunun en karanlık ve en aydınlık keskin köşelerini incelikli bir edebiyat süzgecinden geçirerek; okuru gülerken düşündüren, huzur bozan ve kehanetlerle dolu bir gerçekliğin peşinde sürüklüyor.
KehanetDrago Jancar · Dedalus Kitap · 201993 okunma
"Halka haksız muamele yapılıyor, bağımsızlık ve eşitlik için mücadele edenlere deli deniyor," dedi. "Vatanımızı elimizden aldılar, eşitsizlik her yerde, sadece ofisimin önünde bekleyen şoförlere bakın, işlerini yapabilmeleri için bir yığın belgeye ihtiyaçları var, aynı şey öğrenciler ve emekliler için de varit, hemşireler de dâhil, vatanımız bütün bu yollardan tehdit ediliyor," dedi. "Ama vazgeçmeyeceğiz, ne sokaklarda ne kırsalda, hatta ne de sahillerimizde!"