Terra Alta // Javier Cercas
İspanya İç Savaşı’nın izlerini ve Franco diktatörlüğünün gölgesini taşıyan, ülkenin gözlerden ırak ve huzurlu bölgesi Terra Alta, sarsıcı bir olayla uyanır.
Bölgenin en varlıklı çifti olan Adell’lerin çiftliklerinde vahşice işkence edilerek öldürülmesi, insanların alışık olmadığı bir şiddet dalgasını beraberinde getirir.
Bu karanlık cinayeti aydınlatma görevi, Barselona’daki terör saldırılarını önlemedeki başarısının ardından dört yıl önce bu bölgeye yerleşen genç polis memuru Melchor Marin’e verilir.
Dışarıdan bakıldığında eşi ve kızı Cosette (Victor Hugo’nun Sefiller'indeki karaktere bir gönderme olarak) ile mutlu ve huzurlu bir yaşam süren Marin, aynı zamanda tutkulu bir okurdur. Ancak cinayeti çözmeye başladıkça, kendi derinliklerine gömdüğü geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır.
Babasıyla hiç tanışmamış olan Marin’in hareketli gençliği, kaçınılmaz bir tutukluluk süreciyle kesintiye uğramıştır. Tam da o zorunlu yalnızlık döneminde bir "amansız okur"a dönüşen Marin için bu soruşturma, sadece bir dava değil, kendi bastırdığı karanlık geçmişiyle bir hesaplaşma fırsatıdır.
Terra Alta, dingin bir hayatın ardına gizlenmiş bir adamın hikâyesidir. Javier Cercas; iyilik ve kötülük dengesi, adalet arayışı ve geçmişin asla tam olarak silinemeyeceği gerçeği üzerine kurulu bu eserinde, okuru amansız bir ahlaki sınava davet ediyor.
İki cisim çarpıştığında her zaman onun çemberindeki cisimler de etkilenir.
Terra Alta’da olduğu gibi.
Melchor’un yaşadıkları beni etkiledi.