DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ
hani kitap o kadar falsolarla dolu ki sadece eğlenip okuyayım diye düşünemedim maalesef. tek tek fikir de belirtmeyeceğim sadece şu şekilde -kaçırdığım birkaç falso elbette vardır- sayacağım:
-yazarın sosyal medyada 36 numara ayak diyen erkeklerin zihninde olduğunu düşünüyorum maalesef çünkü bana kimse mükemmel *m betimlemesine pembe demesinin başka bir anlamı olduğunu söyleyemez..
-kız arkadaş harika bir şey çünkü istediğim zaman seks yapabiliyorum cümlesi?? dünyanın en green flag karakterlerini yazmıs gerçekten onur duydum
-beyaz ayakkabılarla siyah ceketin kombin edilmeyeceğini bilecek kadar birlik kızını becerdim demesi. (hani aslında bu o kadar umrumda değil ki aptal bir erkek düşüncesi işte ama kitap boyunca birlik kızlarına yapılan bu slut shaming kusturttu beni. daha feminist olmayan bir şey görmedim. erkekler kadınlarla istediği gibi yatıp her haltı yiyerek övünürken kadınlara bir beden parçası olarak bakılıyor. (dizide büyük ihtimal ASSSLA bu düşünceler olmadığı için çok sevildi)
-bence en büyük en berbat olay Hannah’ın sarhoşken Garret’ın ‘bu durumdan faydalanmak istiyorum’ demesi. şunu bana bir Allah’ın kulu savunamaz. tecavüz, taciz düşüncesi. 1 saniye aklından geçirse bile bu o kadar İĞRENÇ bir şey ki. sonra da bunu istesem bile şeyim kalkmıyor neyse iğrenç bir düşünce bunu asla yapmam diyor. Hadi ya. taciz etmek iğrenç bir düşünce miymiş. berbat bir yazar, son feminist bükücü olarak gelmis ve bu kitapları yazmıs.
-slut shaming meselesinden tekrar bahsedeyim. yazar erkeklerin kadınlarla yatmasında bir sorun görmüyor fakat kadınların yatmasında görüyor sanırım lakin odada iki kişi basıldığında ana karakter kıza ‘o*spu’ diyor’ bu neydi
-kadın nefreti olduğunu düşünüyorum. şuan sosyal medyada kızlar olarak neden diğer kızlar gibi
DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ
hani kitap o kadar falsolarla dolu ki sadece eğlenip okuyayım diye düşünemedim maalesef. tek tek fikir de belirtmeyeceğim sadece şu şekilde -kaçırdığım birkaç falso elbette vardır- sayacağım:
-yazarın sosyal medyada 36 numara ayak diyen erkeklerin zihninde olduğunu düşünüyorum maalesef çünkü bana kimse mükemmel *m betimlemesine pembe demesinin başka bir anlamı olduğunu söyleyemez..
-kız arkadaş harika bir şey çünkü istediğim zaman seks yapabiliyorum cümlesi?? dünyanın en green flag karakterlerini yazmıs gerçekten onur duydum
-beyaz ayakkabılarla siyah ceketin kombin edilmeyeceğini bilecek kadar birlik kızını becerdim demesi. (hani aslında bu o kadar umrumda değil ki aptal bir erkek düşüncesi işte ama kitap boyunca birlik kızlarına yapılan bu slut shaming kusturttu beni. daha feminist olmayan bir şey görmedim. erkekler kadınlarla istediği gibi yatıp her haltı yiyerek övünürken kadınlara bir beden parçası olarak bakılıyor. (dizide büyük ihtimal ASSSLA bu düşünceler olmadığı için çok sevildi)
-bence en büyük en berbat olay Hannah’ın sarhoşken Garret’ın ‘bu durumdan faydalanmak istiyorum’ demesi. şunu bana bir Allah’ın kulu savunamaz. tecavüz, taciz düşüncesi. 1 saniye aklından geçirse bile bu o kadar İĞRENÇ bir şey ki. sonra da bunu istesem bile şeyim kalkmıyor neyse iğrenç bir düşünce bunu asla yapmam diyor. Hadi ya. taciz etmek iğrenç bir düşünce miymiş. berbat bir yazar, son feminist bükücü olarak gelmis ve bu kitapları yazmıs.
-slut shaming meselesinden tekrar bahsedeyim. yazar erkeklerin kadınlarla yatmasında bir sorun görmüyor fakat kadınların yatmasında görüyor sanırım lakin odada iki kişi basıldığında ana karakter kıza ‘o*spu’ diyor’ bu neydi
-kadın nefreti olduğunu düşünüyorum. şuan sosyal medyada kızlar olarak neden diğer kızlar gibi
çooook sevdiğim bir filmin sinopsisini ve senaryosunu okudugum icin mutluyum ama keşke ingilizcesini okusaymışım çeviri berbattı.
yazılanların sinemaya dökülmesinin ne kadar olağanüstü bir iş olduğunu bu şekilde bir kez daha gördüm, karakterlerin ve bu filmde emeği geçen her bir insanın ne kadar büyük bir iş yaptığını tekrar tekrar fark ettim çünkü film muazzam!!!!! en azından muazzamdı diye hatırlıyorum, izlediğim dönemdeki ben çok etkilenmiştim fakat şimdi senaryoyu da iyice yiyince iki evli insanın otel odasında hiroşima hakkında konuşması bi SORGULATTI. ama beni içine çeken, beni bu kadar etkileyen şey kadının Nevers hakkındaki anılarıydı, anlatımıydı, aşkıydı. benim için bu senaryonun bu kadar etkilisi olmasının en büyük sebebi bu gerçekten. bi de adamın kadına sürekli hiroşimada kal, gitme diyişi bağırttı madem asık oldun sen git parise kadının poposunda kal kal diye dolasıyo. neyse sorgulanacak daha cok sey varken buna takılmıcam..
çeviri bütün o büyüleyici atmosferi öldürmüş bana kalırsa o yüzden filmi izledikten sonra okumanızı tavsiye ederm