Erdinç BİGE

Erdinç BİGE
Nâ-danlar eder sohbet-i nâ-danla telezzüz, Dîvânelerin hem-demi dîvâne gerektir.
Türkçe Öğretmeni
Lisans
416 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilür Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat! (Bosnalı Sâbit) (Hangi gecenin, yılın en uzun gecesi olduğunu müneccim ile muvakkit nereden bilsin, gecelerin kaç saat olduğunu dert çekenlere sormalısın.)
Sayfa 135·Kitabı okudu
Reklam
Hızlı giden atın...
Erişir menzil-i maksûduna âheste giden. Tiz reftâr olanın pâyine dâmen dolaşır. (Hâtemî/Ziya Paşa ?) (Yavaş ve temkinli gidenler ulaşmak istedikleri yere varırlar. Fakat hızlı gidenlerin ayaklarına etekleri dolaşır.)
Sayfa 129·Kitabı okudu
Sanma ey hâce senden zer ü sîm isterler "Yevme lâ-yenfau"da kalb-i selîm isterler. (Bağdatlı Rûhî)
Sayfa 128·Kitabı okudu
Oğul eski Türkçede yavru evlat demek. Oğlan ise bunun -an eki ile yapılmış çoğulu yavrular, çocuklar anlamında. Kelime zamanla sadece erkek çocuk anlamına gelmiş. (...) Bugün kaba dilde lan haline gelen kelimenin Oğulan>oğlan> ulan> lan ve hatta la gibi bir yol izlediği varsayılır.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Derdime vâkıf değil, cânan beni handân bilir. Hakkı vardır, şâd olanlar herkesi şâdân bilir. Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil. Çektiğim âlâmı bir ben bir de Allah'ım bilir.( Fuzûli)
Sayfa 89·Kitabı okudu
Reklam