Nereye gidersen git, kendi dertlerinden kurtulamayacaksın. Çünkü gittiğin her yere dertlerin de seninle birlikte gelir. Eğer sen benim bildiğim yiğit Yedigey isen, kendine burada egemen olmalısın. Kaçmak yiğitlik değildir. Herkes bir yeri bırakıp kaçabilir, fakat herkes kendini istediği kalıba sokamaz.
Bütün acıları nasıl olup da yeniden canlanmıştı? Bu sesleri yan yana getiren, bu ezgileri yaratan eski ustalar onun başına nelerin geleceğini biliyorlar mıydı acaba?
Engin suların bağrında kürek çekerken büyük bir mutluluk da duysanız, işinizle uğraştığınız sırada gün doğumu ya da gün batımının durgun sularda yansıması içinizi sevinçle de doldursa, eninde sonunda karaya dönmek gerektiğini bilirsiniz. İnsanoğlu sürekli suların ortasında yaşayamaz. Değişik bir yaşam bekler onu karada. Kara yaşantısı temelli, sular ise geçici olmuştur her zaman. İnsan sandalını çekeceği büyük bir kara bulamasa bile bir adaya sığınmak ister, çünkü orası sürekli yaşayacağı yerdir.
İnsanoğlu yaşadığı sürece ölümle yaşam arasındaki halkalardan birçok kez geçer, birçok kez ölümle yüz yüze geldiği halde yaşama isteğini yitirmez. İşte böyleleri acı tatlı, yanlış doğru pek çok olayla karşılaşır, iyi ile kötüyü birlikte tadar.