“Bu gece o yalnız kalbinize dönüp dürüstçe, ‘Şu hayatımda kimsenin ne sevgisini, ne bağlılığını, ne minnetini ne de saygısını kazandım; hiçbir şekilde şefkatli bir yer edinemedim; kimseye hatırlanacak bir iyiliğim ya da yararım olmadı!’ diyebilseydiniz bu yetmiş sekiz yıl ağır bir lanet gibi çökerdi üzerinize; öyle değil mi?”
Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi; hem bilgelik cağıydı hem de ahmaklık; hem inancın devriydi hem süpheciliğin; hem aydınlık hem karanlık bir mevsimdi; umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu; ...