"Yorulacaksın!" dedim. Gözleri parladı:
"Hayır, hayır!" diyerek koluma sarıldı. Sonra kendi kendine
söyleniyormuş gibi, "Şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum!" dedi, "Bu eksik sana değil, bana ait... Bende inanmak noksanmış... Beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için, sana âşık olmadığımı zannediyorum...
Bunu şimdi anlıyorum. Demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar... Ama şimdi inanıyorum... Sen beni inandırdın... Seni seviyorum... Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak...