Muhammed Erdem Aydın

Muhammed Erdem Aydın
@erdemaydin
Hukuk öğrencisi ve kendi halinde yazar
Mekke’nin Fethi
Feth-i Mekke, zulmün karanlığını izâle edip tevhîdin nûrunu âleme neşreden ilâhî bir zaferdir. Mübârek ola.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Canım Dedeciğime
Suskun bir veda beklerdi bizi. Gözlerimde çocukluğun gölgesi eksilen nefesimle beraber bu şiiri dedeciğim için kaleme aldım. İyi okumalar dilerim. Canım Dedeciğime Bir çınar devrilmiş lâkin ben dalı sanmışım Kendi olduğun kişiye kalben inanmışım Çocuktum bilemedim en kâdir zamanları Son durakta tutardık zamanının nabzını Hiss-i kable’l-vukû senin makam eksikliği Sofraya koyalım ikrâm seni beklediği Ey dede ey nur-i can ey manba-i hikmetim Bunca yıldır bilemedik sensiz ben neyledim Unuttum sesini rüzgarda bir ezgi gibi Her sükûtun içinde bir dua vardı belki Her zerrede bir dua her nefeste bir inde Unut bu cihanı kalmasın bir sorun sende Dünden kalan bir saat bir kabristanın bana Selam olsun Cennet’te Peygamber’e ve sana Muhammed Erdem Aydın
Şiir
Genç Osman’a İthafen
Osmanlı Devleti’nin 16. padişahı II. Osman’ın trajik akıbetine ithafen bu şiiri kaleme aldım.Tarihin en sarsıcı hadiselerinden biri olan bu büyük kırılmayı, hem anlaşılır bir dille hem de klasik şiir düzenine sadık kalarak aktarmaya özen gösterdim.Kişisel yorumlarımı geri planda tutarak, dönemin ruhunu ve yaşananları şiirin kendi sesiyle anlatmaya çalıştım. İyi okumalar dilerim. GENÇ OSMAN’A İTHAFEN Henüz toydu icabet etti tahta Farisî Cahildi henüz on üç yaşında bir bebeydi Herkes söyledi ne yaptı Osmân-ı Sânî Hükmü cihandadır gençti lakin vakur idi Hilafet şûlesi vaka etti saba ile Yarresmiş sultanı âlâ tarfetül-ayn ile İhtiras ile aldı sancağı hünkarından Yealliler şemsi görene kadar durmadan Veled idi lakin sükûnet sahibi idi Bilmez idi iftira herkese tâhir idi Bir müsamaha gösterdi Devlet-i Osman’a Cumhur ile birleşti bir ışk ile cânâna Aşkın garibi oldu çıktı dışa fikirler Yeniçeri durur mu hemen kelle isterler Mahfirûz Sultan görmedi bu vaziyeti ahvali Görse idi vaziyeti garabeti üzerine isterdi Kapılar kırıldı cebren alındı Osman’ım Mukavemette yoktu herkes olaya âlim
Şiir
Şehzade Mustafa Mersiyesi
Şehzade Mustafa’nın idamı Osmanlı tarihinin en hüzünlü hikayelerinden biridir. Bir baba ve oğlu, sultan ve şehzade adları altında yaşamış oldukları olayların son perdesi olarak idama gidilmiştir. Babasına ihanet etmediğine inandığım ve Sultan Süleyman’ın hata yaptığını düşündüğüm olay ile ilgili bu mersiyeyi kaleme aldım. İyi okumalar. ŞEHZADE MUSTAFA MERSİYESİ Muhibbî fermanıdır Muhlisî’nin ölümü İbret-i âlem dedi kandı bencilliğine Vebali büyüktü pişmandır Cihan Hakan’ı Yandı sarhoşa bıraktı Devlet-i Osman’ı Feryat etti anası hakkı helâl etmedi Kanlı eller bozmadı izzet-i ikramını Çığlık yankılanmış pekâlâ Osmanîye’den İtham etti oğlunu yapmadığı şeylerden Yedi cellad güc yetiremedi şehzadeye Yiğittir ki yıkılmaz yıkıldı kahpeliğe Mahidevran sultanım ağladı bebeğine Ah-ı devranı söyledi o minik Mehmed’e O’nun korkusu Mustafa değil soyundandır Ne isterdi yedi yaşında oğlu Mehmed’dir Gök boyandı kana Hâk bizi cezalandırdı Aldı bizden bırakmadı Ali Osmanlı’yı Bizi bekletiyor onundur doğru zamana Tüm selamlar Şah-ı Sultanım Mustafa Han’a
Şiir