Gece ayazında kollarında odunlarla bir köşeye oturmuş, sobasına bağıran adamın öyküsü geldi aklıma, “Bana sıcaklık verdiğin zaman sana odun atacağım,” diyordu. İşte para, sevgi, mutluluk, satış ve insan ilişkilerinde hiç kimsenin aklından çıkarmaması gereken şey, önce istediğinizi vermektir; insan sonra istediğini fazlasıyla alır.
Covid-19 ile yatıp kalktığımız bu günlerde mikroplarla ilgili bir kitabı okumaktan daha uygun bir zaman olamazdı sanırım :)
Öncelikle kötü haber; mikroplar dokunduğumuz her yerde, soluduğumuz havada ve hatta yediğimiz yiyecekler ve içtiğimiz içeceklerde. Ve tabi ki biz de etrafa dokundukça, yiyip içtikçe ve nefes alıp verdikçe bu mikropları alıp kendi mikroplarımızı bırakıyoruz.
İyi haberse etrafımızı saran bu mikrop ve bakterilerin küçük bir kısmı patojen, yani hastalık yapıcı, büyük bir kısmı ise bize fayda sağlıyor. Milyonlarca yıldır var olan bu canlıların nasıl olup da organlarımızı biçimlendirdiğini, bizi zehirlere ve hastalıklara karşı koruduğunu, gıdalarımızı parçalayıp sağlığımızı desteklediğini, bağışıklık sistemimizi ayarlayıp davranışlarımızı yönlendirdiklerini öğrenmek isterseniz bu kitabı mutlaka okumalısınız.
Son olarak, bilimsel olmasına rağmen yazarın gayet anlaşılabilir ve sürükleyici bir dili var, okurken zorlanmadım.