Kitap hakkında o kadar güzel incelemeler var ki; bu yazı benim için sadece bir hatırlatma, okumayı düşünenler içinse ufak bir not niteliğinde.
Yazar, kitaba kendi deneyimlerini ele alarak başlıyor; kamp sürecinde yaşadığı duyguları ve insanların hayata nasıl tutunduklarını anlatıyor. Kitapta en garipsediğim, belki de en hayran kaldığım kısım; yazarın önceki hayatından arda kalan çalışmasını kaybetmeme ve onu elinde tutma çabasıydı. Buraya kadar olan bölüm bile insanın "anlam arayışı"nın ne demek olduğunu bize açıkça örneklendiriyor.
Kitabın ikinci kısmında ise daha çok logoterapi üzerine bilimsel açıklamalar yer alıyor. Yazar; acıları yok saymamak gerektiğini, bu acılar üzerinden bile bir anlam devşirilebileceğini, hayatın devam etmesi için bir amacın olması gerektiğini vurguluyor. İnsanın ancak hayatındaki "neden"i bulduğunda gerçek huzura ve mutluluğa erişebileceğini ifade ediyor.
Kitabın son kısmında yaptığı alıntıyla sonlandırmak istiyorum, incelemeyi.
"Güzel olan her şey nadir olduğu kadar da güçtür."
Spinoza