Erdi Çetin

Erdi Çetin
@erdicetin
Hiçbir şey için geç kalınmaz Herşey vaktini bekler
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 16:06
Jules Verne'nin o daha çok bilim-kurgu eserlerinden ziyade, 18. Yüzyılda Fransa'da yaşananları anlatan kısmen tarihi bir roman diyebilirim. Kitap, o dönemin Fransa'sını, yaşanan olayları, savaşları anlatarak dönemine ışık tutuyor. Kitapta savaşın yapmış olduğu yıkım ve ayrılıklar güzel bir biçimde anlatılmış. Aynı zamanda bir aşk hikâyesini de anlatıyor Jules Verne bu eserinde. Konusu kısaca şöyle, Mavililer (Cumhuriyetçiler) ile Beyazlar (Kral yanlıları) devrimden sonra yeni hükümeti kurmak için savaş halindedir. Mavililer taşralardaki köylü ve rahipleri, kısaca tüm kral yandaşlarını ölüm makinası dedikleri giyotinle idam etmektedir. Chanteleine kontu da kral yandaşı olarak şehirde yaşanan gelişmeleri takip ederken bir gün kalesine Cumhuriyetçilerin saldırdığını ve karısıyla kızının kaçırıldığını öğrenir. Kaleye saldıranların başındaysa bir zamanlar Chanteleine kontunun hizmetkârı Karval vardır. Kalede hırsızlık yaptığı gerekçesiyle kont Karval'ı kaleden kovmuş ve Karval Cumhuriyetçilere katılarak konttan intikam almak için adamlarıyla kaleye saldırmıştır. Hikayenin geri kalanı Kont'un eşini ve kızını Mavililerden kurtarmaya çalışmasını anlatıyor. Akıcı, basit ve sade anlatımıyla bir oturuşta bitirebileceğiniz bir eser olmuş. Bir de Fransız İhtilâli tarihine ilginiz varsa, tarihî kişilikleri yeniden okumak sizi mutlu edecektir. Jules Verne'in sadece hayal gücüyle değil, tarihsel gerçekliklerle de nasıl etkileyici eserler verebildiğini gösterir. Eğer Verne'in klasik maceralarının dışında, onun daha karanlık ve dramatik tarafını keşfetmek istiyorsanız, bu roman okuduğum en iyi Jules Verne değildi belki ama sırası gelirse okumanızı tavsiye ederim. Kitaplarla kalın...
Chanteleine KontuJules Verne · Alfa Yayınları · 202060 okunma
Reklam
7/10
·95 syf.··
2026 22. kitabı
Alemdağ'da Var Bir Yılan, Türk yazar Sait Faik Abasıyanık'ın1954 yılının Mart ayında yayınlanan öykü kitabıdır. Eser, yazarın vefatından önce yayınlanan son kitabıdır. Abasıyanık, bu kitabında kendi yalnızlığını anlatmıştır. Sait Faik, Alemdağ'da Var Bir Yılan'da çok sevdiği İstanbul'dan tiksintiyle bahseder: "İstanbul çirkin şehir. Pis şehir. Hele yağmurlu günlerinde. Başka günler güzel mi, değil; güzel değil." Abasıyanık'taki bu İstanbul nefretini toplumun yazara karşı davranışlarının ve onu suçlamasının bir tepkisi olarak yorumlar. "Faik Bey'in Oğlu" olarak görülmeye devam eden yazar ailesine ve toplumun doğru kabul ettiği değerlere yakışmayan hareketler içindedir. Bu yüzden de dışlanmaktadır. Toplum Sait Faik'i ilişkileri sebebiyle suçlamaktadır. İşte bu yüzden Sait Faik şöyle yazmıştır: "Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor." Yazar, kitapta yer alan Bir Hastalık ve Rıza Milyon-er gibi öykülerde toplum eleştirisi yapmıştır. Sarmaşıklı Ev ise Abasıyanık'ın daha önce de denediği tarzda bir gizemli atmosfer hikâyesidir. Hişt Hişt! ise yazarın yalnızlığının yok olmasını dilediği, yaşama bağlılığını gösteren bir öyküsüdür.
Alemdağ'da Var Bir YılanSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 202013,4bin okunma
9/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 19:24
Roman; 1221 yılının mistik ve karanlık atmosferini, günümüzün bilimle şekillenen dünyasıyla ustalıkla harmanlıyor. Alamut Kalesi'nin taş duvarları arasında başlayan hikâye, bir anda modern bir laboratuvara uzanıyor ve sizi iki uç dünyanın tam ortasında bırakıyor. Eser, Şems-i Tebrizi ile Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî arasındaki derin ve hakikat yüklü bağı merkezine alan mistik bir anlatı sunuyor. Yazarın ciddi bir araştırma sürecinin ardından güçlü bir kurgu inşa ettiği çok net hissediliyor. Sayfalar boyunca sanat, siyaset, felsefe ve dinler gibi pek çok farklı alan iç içe geçerken; geçmişten bugüne, hatta geleceğe uzanan düşünsel bir yolculuk da okuyucuya eşlik ediyor. Hallac-ı Mansur'un Kayıp Risalelerinin peşinde maceradan maceraya koşarken buluyoruz kendimizi. Ama bu macera hem Kuantum Fiziğinden Tanrı Parçacığına, hem de Alamut'tan başlayıp Şems-i Tebrizi'ye, Mevlana'ya uzanan bir yolculuğa çıkarıyor bizi.Okuduğumuz sadece bir kitap değil. Tarih’in derinliklerine uzanan bir tünel, bazen bilinmeyene açılan bir kapı, bazen hepimizin bildiği isimleri içine alan mistik bir yolculuk, bazen de dünyayı değiştirebilecek bilimsel çalışmaların feldiği son noktayı açıklayan bir makale karşımızdaki. Dünyayı yöneten en güçlü ailelerin yeniden peşine düştüğü risaleler, yeni nigâhdarın da hayatını etkilemeye devam ediyor. Yolumuz Alamut Kalesi'nde Şems-i Tebrizi ile başlayıp dünyayı sarsabilecek bir buluşa imza atmak üzere olan Şirin'e uzanıyor. Bir yandan Şems'in Mevlana ile olan mistik yolculuğuna çıkarken diğer yandan Şirin ve Profesör Fisher'in çığır açabilecek deneyinin ortasında buluyoruz kendimizi. İki koldan ilerleyen bu hikayenin birleştiği noktada ortaya keyifle okunan muhteşem bir macera çıkıyor... Ben okurken elimden bırakamadım. Eğer siz de hâlâ yazarın kalemiyle
Gülün Açtığı GeceBaşak Sayan · İthaki Yayınları · 2026120 okunma
8/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Kitap 1879 yılında Jules Verne tarafından yazılmış. Jules verne benim favori yazarların arasındadır. Benim gibi bir çok seveni var. Ama bu kitabı çok fazla okuyana rastlamadım. Sanki rahmetli Kemal Sunal’ın Korkusuz Korkak filmini izledim gibi.Mülayim sertle, mülayim ters olarak karışır ve kendini ölecek zannedip kiralık katil bulur daha sonra isim karışıklığından aslında ölmeyeceğini öğrenir kiralık katili bulmaya çalışır. Muhtemelen bu kitaptan esinlenilmiş olabilir. Şahane bir kitap lütfen okuyun okutturun. Genç ve zengin Kin-Fo hayata karşı kayıtsızdır. Tüm servetine rağmen mutluluğu tatmamıştır. Günün birinde, bankadan gelen ani bir haberle, tüm parasını kaybettiğini öğrenir. Evlenmek üzere olduğundan ve müstakbel eşine sefil bir yaşam sürdürmeyi kendine yediremediğinden, intihar etmeye karar verir. Ama kararını uygulayamaz. Kendini ölümün kollarına bırakmaya hazırlandığı anda, içinde hiçbir duygu olmadığını fark eder ve bu hayatın heyecanlarını hiç değilse bir kez olsun tatmadan ölüme gidemeyeceğini anlar. Bunun üzerine, ustası ve arkadaşı filozof Wang'dan, belirli bir süre içinde kendisini öldürmesini ister. Böylece ölüm korkusu duyacak ve hayata veda etmeden bunun heyecanını yaşayacaktır. Wang öğrencisinin isteğini kabul eder ve birkaç gün içinde ortadan kaybolur. Onu bulmak imkânsızdır. Oysa talih, Kin-Fo'ya ikinci sürprizini hazırlamaktadır: Gelen ikinci haberle Kin-Fo, servetinin kurtulduğunu, hatta ikiye katlandığını öğrenir. Bu kadar heyecan Kin-Fo'ya yetmiştir. Artık tek amacı dolu dolu yaşamak ve nişanlısı Le-u'yla bir an önce evlenmektir. Fakat bunun için filozof Wang'ı bulması ve yaşamak istediğini ona anlatması gerekmektedir. "Bir an için olsun mutsuzluğu yaşayamayan kişi, mutluluğun kıymetini nasıl anlayabilir?"
Çin'de Bir Çinlinin Başına GelenlerJules Verne · Alfa Yayıncılık · 2018253 okunma
9/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Ölüm Diken Üstünde, İngiliz yazar Agatha Christie'nin ilk kez 1935 yılında yayımladığı dedektif romanıdır. Özgün adı Death in The Clouds (Tr:Bulutlar Arasında Ölüm) olan eser kitap olarak yayımlanmadan önce ABD'de The Saturday Evening Post dergisinde, sonra da İngiltere'de bazı dergilerde Death in the Air (Tr: Havada Ölüm) adlarıyla tefrika edildi ki bu ad Agatha Christie'nin romanına verdiği ilk orijinal addı. Roman Türkiye'de ilk kez 1971 yılında Altın Kitaplar tarafından Gönül Suveren'in Türkçe çevirisiyle yayımlandı, sonradan yeni baskıları yapıldı. La Bourget'den Londra'ya hareket eden uçakta Madam Giselle'i hazin bir son beklemektedir. Zengin bir tefeci olan yaşlı kadın aniden ölür. Kalp krizi mi, olay yerinde bulunan eşek arısı mı neden olmuştu ölümüne? Yolcular arasında dedektif Hercule Poirot da bulunmaktadır. Poirot, kadının ölümünün kalp krizi ya da eşek arısı sokması sonucu olmadığına, cinayet olduğuna emindir. Ardından olay yerinde bulunan ipuçları (Afrikalı yerlilerin kullandığı zehirli diken atılan bir boru ve ucunda öldürücü bir zehir bulunan diken) ve kurbanın boynundaki iz cinayete işaret etmektedir. Olay sonrası mahkeme görülür. Bütün tanıklar dinlenir, deliller incelenir ancak net bir sonuca varılamaz. Boru, Hercule Poirot'nun koltuğunun altında bulunduğu için jüri üyeleri için katil Hercule Poirot'dur. Ancak yargıç, jüri üyelerinin kararına karşı çıkar. Cinayeti uçakta bulunan kişilerden birisi işlemiştir ancak kimdir? Poirot, alnına sürülen lekeyi temizlemek için bu karmaşık gibi görünen olayı çözüme kavuşturmak için kolları sıvar. Uçakta bulunan dedektif romanları yazarı mösyö Clancy mi, piyango talihlisi kız Janet Grey mi, dişçi Norman Gale mi, kontes Horbury mi, Roger Bryant mı, arkeolog Armand Dupont ve oğlu Charles Dupont mu, iş adamı James
Ölüm Diken ÜstündeAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20203,039 okunma
Reklam