Emperyalizme ve kapitalizme karşı olan "Anadolu İhtilali", halkçı ve devletçi karakterini zaferden hemen sonra unutmuş ve liberal ekonomiye dönmüştür...
-Sabahattin Selek
Gazi, aynı konuşmasında hedefini "bir Avrupa Türkiyesi, daha doğrusu Garp'a teveccüh etmiş bir Türkiye" diye tanımlıyor artık, yani Batı'ya yönelmiş bir Türkiye...
Artık "kapitalizm, emperyalizm, burjuvazi" gibi Bolşeviklerin sevdiği sözlerle konuşmayacaktır, Kuran'dan ayetlerle bezenmiş İslami konuşmaları da giderek azaltacaz, özellikle 1925'ten sonra artık görülmeyecektir.
Yeni Türkiye "Garp'a teveccüh etmiş bir Türkiye" olacaktır...
(Sovyet Büyükelçisi) Aralov'un sezgileri doğrudur. İzmir İktisat Kongresi Batı'ya verilmiş bir mesajdır; yeni Türkiye'de Bolşeviklerle değil, Batıya benzemeye çalışan bir rejim kurulacaktı. Bu mesajla Lozan'da diplomasi masasına oturduğumuz Batı'yı yumuşatmayı amaçlıyordu Mustafa Kemal... Ruslarla komşu olarak ve Karadeniz ülkesi olarak devletten devlete dostluğa devam... Ama artık silah yardımına ihtiyacımız yok. Batı'yı yumuşatmak için Batı'ya yaklaşma zamanı başlıyordu.
Büyük güçlerin çekişmesi, Osmanlı için bir manevra alanı yaratıyor; Osmanlı Devleti, dış baskılar karşısında direnebilmek için, Avrupalı güçlerden birini diğerine karşı kullanabiliyordu.
Sayfa 93 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu