8.8/10
124 Kişi
638
Okunma
56
Beğeni
7,1bin
Görüntülenme

Hakkında

Şevket Pamuk (1950) İktisat tarihçisi ve Orhan Pamuk'un büyük kardeşidir. İstanbul'da doğdu. Robert Kolej'i ve Yale Üniversitesi'ni bitirdi. İktisat dalındaki doktorasını Berkeley Üniversitesi'nden aldı. Türkiye'de ve yurtdışında pek çok üniversitede öğretim üyeliği yaptı. Osmanlı-Türkiye iktisat tarihi üzerine çeşitli dillerde pek çok makalesi ve kitabı vardır. Osmanlı ekonomisi üzerine yazdığı ilk kitap olan Osmanlı Ekonomisinde Bağımlılık ve Büyüme, 1820-1913 (1984) İngiltere'de de yayımlandı. Daha sonra tamamladığı Osmanlı İmparatorluğu'nda Paranın Tarihi (1999) başlıklı kitabı Türkiye'de, ABD'de ve İngiltere'de ödüller kazandı. Bu kitap Arapça'ya da çevrilerek Lübnan'da yayımlandı (2004). Prof. Dr. Süleyman Özmucur ile birlikte hazırladıkları "Osmanlı İmparatorluğu'nda Ücretler, 1489-1914" başlıklı çalışma ABD İktisat Tarihçileri Derneği’nin 2002 yılı En İyi Makale Ödülü'nü kazandı. Pamuk 1999 yılından bu yana Dünya İktisat Tarihi Derneği’nin Yönetim Kurulu üyesidir. 2003-2005 dönemi için Avrupa İktisat Tarihçileri Derneği'nin başkanlığına seçilmiştir. Şevket Pamuk Boğaziçi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü ve Ekonomi Bölümü öğretim üyesidir. 2008 yılından itibaren London School of Economics'de "Professorial Research Fellow in Contemporary Turkish Studies" ünvanıyla akademik hayatını sürdürmektedir.
Ünvan:
İktisat tarihçisi ve Orhan Pamuk'un büyük kardeşi
Doğum:
İstanbul, 1950

Okurlar

56 okur beğendi.
638 okur okudu.
38 okur okuyor.
631 okur okuyacak.
21 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 22.4
Erkek% 77.6
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Birinci Dünya Savaşı ’na kadarki 60 yıllık sürede Osmanlı dış borçlanmasını iki ayrı dönemde incelemek gerekiyor. Dış borçlanmanın başladığı 1854 yılından Osmanlı Devleti ’nin borçlarını ödeyemez duruma geldiğini açıkladığı 1876 yılına kadarki süre ilk dönemi oluşturuyor. Bu dönemde Osmanlı Devleti çok elverişsiz koşullarla, diğer ülkelerin ödediği faizlerden çok daha yüksek faizlerle ve büyük miktarlarda borç para aldı. Bu fonların büyük bir bölümü cari harcamalarda, büyük bir donanmanın kurulmasında ve bürokrasinin maaşlarının karşılanmasında kullanıldı. Ekonomiyi canlandıracak, mali gelirleri artıracak yatırımlara çok az kaynak ayrıldı. Böylece kısa bir süre içinde Osmanlı Devleti varolan borçların anapara ve faiz ödemelerini karşılayabilmek için yeniden borç almak durumunda kaldı. Osmanlı Devleti’nin dış borçlarını ödeyebilmesi her geçen yıl daha güçleşiyor, ancak Avrupa para piyasalarındaki hemen her kesim bu süreçten kazanç sağlıyor gibi gözüküyordu. Osmanlı Devleti’nin borç almayı sürdürmesi Avrupalı bankalar ve spekülasyoncular için kolay ve çabuk kârlar, tahvilleri satın alan tasarruf sahipleri için de yüksek faiz gelirleri anlamına geliyordu. Büyük bankalar ve spekülasyoncular, her yıl geri ödenmesi gereken miktarlardan daha fazlasını para piyasalarından bularak borçlanma furyasının sürmesini sağladılar. Yeni borç bulmanın zorlaşması durumunda, Osmanlı Devleti’nin borçlarını Ödeyemez duruma gelmesi kaçınılmazdı. Nitekim 1873 yılında yeni bir dünya bunalımının habercisi olan borsa krizleri Avrupa ve Amerika para piyasalarını etkisi altına alınca, Osmanlı Devleti’nin Avrupa para piyasalarında yeni fonlar bulması olanaksızlaştı. 1875 sonbaharında Osmanlı Devleti borç ödemelerini yarı yarıya indirdiğini açıkladı; ertesi yıl tüm borç ödemelerini durdurdu. Yirmi
Cumhuriyet Halk Partisi 1945’te İnönü’nün ısrarlı girişimleriyle Çiftçiyi Topraklandırma Kanununu Meclis’ten geçirdi. Kanunun ünlü 17. Maddesi , 50 dönümden daha büyük toprakların topraksız köylüye dağıtılmasını öngörüyordu. Bu kanunun Meclis’ten geçirilmesini yine siyasal etkenlere ağırlık veren bir başka yorum yapacak olursak, İnönü ve yakın çevresi 17. Maddeyi Meclis’ten geçirerek Cumhuriyet Halk Partisi dışında yeni partide toplanmaya hazırlanan büyük toprak sahiplerine gözdağı vermeyi amaçlıyordu. Uygulamada ise, kanun büyük toprak sahiplerinin etkili direnişiyle karşılaştı ve bu yasa ile dağıtılan özel mülkiyet altındaki topraklar son derece sınırlı kaldı.
İktisat & Ekonomi
Reklam
Reklam