Sırattan sonra cennet
Nâdan bilir mi sözün hikmetini?
Sen ârif olana sor, gözünün içine saklanmış cenneti.
Bilinmez bir diyarın akarsuyu gibi berrak gönlüne taliptir âciz yüreğim.
Bîçare gönlüm gülüşünde buldu huzurun en huzurlusunu.
Gözümde filizlendin, şimdi büyüdün;
Ne gönlüme sığdırabiliyorum seni, ne gözüme.
Hangi vakitte ettiğim duasın sen, kabul oluşuna kurban olduğum?
Henüz açmamış bir çiçeğin tomurcuğuyken gönlümde,
Şimdi cennet bahçesine yürüyorum gönlünde.
Cennetin doğan güneşidir gülüşün,
Karanlığa ışık olan dolunay gibi parlayan yüzün.
Kehribar gözlerine münhasır cennet,
Bir de gülüşün var, Sırat Köprüsü’nden geçer müebbet.