Çalışkur apartmanında yaşanan bir gecenin anlatıldığı ve topluma ayna tutan bu kitap okuduğum her satırda apartman sakinlerinin yanındaymışım gibi hissettirdi. Haldun Taner'in neden usta bir kalem olduğunu anlamamıza sebep olan bu öyküde ilk 20 sayfanın
sonunda öykümüz bitiyor aslında, fakat öyküden hemen sonra sanki öykü yayınlanmış da öyküyü okuyan insanlar, karakterleri kendilerine ya da hayatlarındaki bazı insanlara benzetmişler ve bu durumu yazara yazdıkları mektuplarda anlatarak kendisinden böyle
insanlar olmadıklarını, lütfen onları bu şekilde
yansıtmamaları gerektiği ile ilgil uyardıktan sonra yazar öyküyü "düzenleyerek" tekrar paylaşıyor. Fakat bu sefer bir sayfa orijinal öyküyü, bir sayfa da "düzenlenmiş"
öyküyü okuyoruz (öyküyü tekrar okumak istemeyenler için sadece düzenlenen bölümler kalın bir puntoyla yazılmış) ve daha sonrasında yine ayı insanlar bu defa yazara teşekkür mektupları yazarak şükranlarını iletiyorlar. Kitap oldukça kısa ve akıcı, kolay okunduğu
için tek oturuşta rahatlıkla bitirebilirsiniz. Eğer bu ilk Haldun Taner kitabınız olacaksa okuduktan sonra mutlaka diğer öykülerine ve oyunlarına da bir göz atınız.