Bu yüzden Japonların şöyle bir deyişi vardır: "Dışarı fırlayan çivi çekiçle dövülür."
Sayfa 216 - Koridor yayıncılıkKitabı okudu
Evet, inanıyorlar," diye cevap verdi Karma, "ve bu iyi bir şey." Ona göre bütün bu tanrılar çevreciliğin en üst formunu oluşturuyordu (onlara yeşiller partisi tanrıları adını takmıştı). Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan insanlar cezalandırılmaktan korktukları için çevreyi korurlar. Bhutanlılar ise yeşil tanrılarından korktukları için çevrelerine zarar vermezler. Acaba gerçekten de bunların biri diğerinden daha mı iyiydi?
Sayfa 117 - Koridor yayıncılıkKitabı okudu
Reklam
Gördüğün gibi her şey bir hayal. Hiçbir şey gerçek değil. Bunu bir gün anlayacaksın."
Sayfa 107 - Koridor yayıncılıkKitabı okudu
İyileştirme esnasında aslında ne olduğunu kendisine sordum; kafasından neler geçtiğini. "Bir tanrıya odaklanırım; ama Buda'ya değil, daha çok tüm tanrılara odaklanmaya çalışırım. Bu aynanın yansımasına benzer. Tanrı ve ben çözülür, tek bir vücut oluruz."
Sayfa 105 - Koridor yayıncılıkKitabı okudu
Belki de, ama işin doğrusu, bu insanlar birbirlerine güveniyorlardı. Kredi kartı numaramı vermeden otel odası rezervasyonu yapmıştım. Ödeme yapmadan benzin doldurmuştum; ödemeyi benzin doldurulduktan sonra gerçekleştirmiştim. Birçok İsviçreli onurlu bir sistem tarafından güdülüyordu. Alp'lerde birçok barınak vardı; içeriye yiyecek de konuluyordu. Yiyeceklerinizi yiyip para bırakıp çıkıyordunuz.
Sayfa 57 - Koridor yayıncılıkKitabı okudu
Eve varmış ve haberleri izlemeye koyulmuştum. Derken aynı kanal için muhabirlik yapan çalışma arkadaşımın sesini duymaya başladım. Kadın küçük bir şaheser yaratmıştı. Hikayesi çok beğenilmişti. Eski Nemesis'im, profesyonel kıskançlığım devreye girdi. Onun yaşantısı o kadar mükemmel görünüyordu ki. Her şey sanki onun ayağına geliyordu; bense debelenip duruyordum. Derken ona bir mail attım ve hikayesini çok beğendiğimi söyleyip hayatının nasıl gittiğini sordum. Teşekkür etti ama hayatı hiç de iyi gitmiyordu. Daha bir gün önce üç yaşındaki oğluna bağışıklık sistemini çökerten ve ender rastlanan bir hastalık teşhisi konulmuştu. Kendimi bir aptal gibi hissetmiştim. Gerçeği yanlış okumuştum; Hindu'ların söylediği gibi her şey maya'ydı, bir yanılsamaydı. Hiçbir şey göründüğü gibi değildi. Biz insanların bir bok bildiği yoktu. Hiçbir konuda. Bu çok korkutucu ama aynı zamanda da özgürleştirici bir düşünceydi. Başarılarımız da gerçek değildi. Mushkala'larımız da değildi.
Sayfa 170 - Koridor yayıncılıkKitabı okudu
Reklam
Geri18
90 öğeden 81 ile 90 arasındakiler gösteriliyor.