Aslında babalarımız bizi severdi, babam konusunda bundan eminim, sadece bunu nasıl göstereceklerini bilmiyorlardı. Onlara da hiç kimse bunu nasıl yapacağını göstermemişti. O garip zırhı ancak torunları aşabiliyordu.
Tüm fotoğraflar arasında babamın tek bir çocukluk fotoğrafı var. Üç dört yaşlarında, annesinin kucağında oturuyor. Ona başkasına ait bir denizci takımı giydirmişler. Yolu ta o zamanlarda böyle çizilmiş, sonuna kadar bizim -benim ve kardeşimin- eski kıyafetlerini eskitti.
Şimdi aralık bahçesinde yürüyorum ve ilk terkedilmişlik izlerinin belirmeye başladığını fark ediyorum. Çam ağacının iğneleri verandada yuvarlanıyor, köşede birtakım eski yapraklar çürüyor (o buna asla izin vermezdi). Evsiz yaşayamayan sadece insanlar değildir, evler de insanları olmadan yaşayamaz.