Sokrates’in “bilgi-erdem” anlayışı ile Hz. Ali’nin (a.s.) bilgiyi ahlak ve eylemle bütünleyen duruşu, bu kitapta çarpıcı bir karşılaştırmayla ele alınıyor. George Jordac’ın en etkileyici yanı, Hristiyan bir düşünür olarak Hz. Ali’ye (a.s.) yaklaşırken ideolojik değil, insani ve evrensel bir dil kurabilmesi. Bu yaklaşım, eseri salt bir biyografi ya da felsefi metin olmaktan çıkarıp vicdana hitap eden bir başucu kitabına dönüştürüyor.
Kitap boyunca, Hz. Ali’nin (a.s.) adalet terazisinde güç, makam ve çıkar karşısında nasıl dimdik durduğuna; Sokrates’in ise aynı değerler uğruna bedel ödemekten çekinmeyişine tanık oluyoruz. Zaman ve mekân farklı olsa da savundukları hakikat aynı noktada buluşuyor.
Bu eser bana şunu yeniden hatırlattı: Hakikat ne dine ne millete ne de zamana aittir; insan olan herkes için ortaktır.
Yılı böyle bir eserle kapatmak, okuma serüvenim için çok anlamlı oldu.
Bu kitap tam olarak “az sözle çok şey söylemek” ne demek onu gösteriyor.
Ali Şeriati’nin en derin, en tokat gibi cümleleri tek bir yerde toplanmış. Her sayfada durup düşünüyorsun.
Okuması kolay ama etkisi uzun
İnsana kendisini ve hayatı,sorgulatan güçlü bir kitap.
Ayşe Kulin Mustafa Kemal Atatürk'ün çocukluk dönemini ve karakterinin temellerini yalın ama etkileyici bir anlatımla ele alıyor. Atatürk'ün ailesi, çevresi ve yaşadığı dönemin koşullarıyla birlikte, onun ileride bir lider olmasını sağlayan kişilik özellikleri sade bir dille işlenmiş.
Okurken hem tarihî bir döneme tanıklık ediyor hem de bir çocuğun iç dünyasında şekillenen büyük bir liderin izlerini görüyorsunuz. Bazı bölümler, Atatürk'ün azmini ve vatan sevgisini hissettirdiği için oldukça duygulandırıcı. Atatürk'ü sadece kurucu lider olarak değil, insani yönleriyle de tanımak isteyen herkes için değerli bir eser
Mehmet Sadun Bozok, aile bağları sayesinde hem tarihî hem de insani bir perspektiften olaya yaklaşmış. Kitabı okurken sadece bir "yaverin" değil, Atatürk'ün en güvenilir insanlarından birinin iç dünyasına tanıklık ediyoruz.
Özellikle Bozok'un Atatürk'e olan sadakati, vefası ve son anlarında yaşadığı duygular gerçekten insanın içine işliyor.
Dil sade, akıcı ve sürükleyici. Kitap tarih kitabı havasından çok, yaşanmış bir dostluğun hikâyesi gibi. Atatürk'ü ve dönemin atmosferini daha yakından tanımak isteyen herkesin okuması gereken bir eser olmuş.
Suriye'de Olup Bitenleri Yüzeysel Olarak Anlamak İçin Okunabilir
Ancak Genel Hatlarıyla Değerlendirme Yaptığımızda Konuya Vakıf Olanlar İçin Zayıf Kalacak Bir Kitap