O zamanlar Türk erkeklerinin en küçük bahaneyle her yerde,kahvehanelerde,hastane kuyruğunda beklerken,trafik tıkandığında,futbol maçlarında,her durumda tekme tokat kavgaya giriştiğini,kavgadan korkup pusmanın en büyük şerefsizlik kabul edildiğini söyleyeyim ki, bizleri yanlış anlamasınlar.
Füsun’u Pelür Bar’a her gidişinde başına üşüşen aç erkek kurtlardan ve çakallardan uzak tutmak için yaptıklarımız bazen bizi dertlendireceğine, güldürür,hatta mutlu ederdi.
Artık Füsun’u görmek istemiyordum. Benimle kocasının çekeceği filmi destekleyeceğim diye,yani para için arkadaşlık eden birisini görmek içimden de hiç gelmiyordu zaten. Üstelik beni para için gördüğünü,artık benden saklamaya bile çalışmıyordu.