Fatos

Fatos
#141266083 بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
Sarı Hafız'ın salâ verdiğini ve ezan okuduğunu duymuştu. Fakat bunlar onun üzerinde güzel bir sesin yapacağı tesirden başka bir intiba bırakmamışlardı. Halbuki şimdi dinlediği şey, büsbütün başka idi. Burada sesin hiç rolü yoktu. Burada mühim olan, ifade edilen şeylerdi ve bunlar, insanı yerlere kapanıp yüzünü topraklara gömerek düşünmeye sürükleyecek kadar büyük, umumi ve bilhassa "insanca" idi.
Sayfa 161 - YKY yayınları
Reklam

Fatos

, 2025 okuma hedefini ekledi.
Bu sefer olacak inşallah
2025 OKUMA HEDEFİ
26/50 kitap - %52 tamamlandı
26 kitap okudu
50 kitap
3.678 sayfa
6 inceleme
84 alıntı
Hayat bu derece manasız ve insan dünyaya boş durmak için gelmiş olamazdı.
Sayfa 152 - YKY yayınları
Bir gün Allah peygamberleri çağırıp sormuş, saadet nedir? demiş. Her biri kendilerine göre cevap vermişler. Musa: Arza Mev'uda gitmektir; İsa: Bir yanağına vurana ötekini uzatmaktır, Buda: Hayatta hiçbir arzusu olmamaktır, yollu şeyler söylemiş Sıra bizim Muhammed'e gelince: "Saadet, hayatı olduğu gibi kabul etmektir..." demiş. Ne doğru söz! Hayatı olduğu gibi kabul etmeli ve ona ne bir şey ilave etmeli, ne de ondan bir şey eksiltmeli... Bazı şeyler vardır, canımızı sıkar; "Bu neden böyle? Böyle şeyleri dünyadan kaldırmalı!" deriz. Bazı şeyler de mevcut değildir. İçimizden, bunların olmasını ister, hatta bu uğurda çalışırız. İkisi de saçma ve faydasızdır. İnsan dediğin mahluk hiçbir şeyi değiştiremez. Bunun için, gönlünün rahat olmasını istersen, gördüğün fenalıkların bile bir hikmeti olduğunu düşün ve yeryüzünde olmayan iyilikleri oraya getirmek sevdasına kapılma... Sonra en mühimi: Kendini halinden şikâyet etmeye alıştırma! Ömrünün sonuna kadar dövünsen bu hayatın cefası tükenmez; kendine etmiş olursun.
Sayfa 151 - YKY yayınları
Dünyada her felaketin içinden en az zararla sıyrılmanın yolu hayata uymak, muhite uymak, hiç sivrilmemektir.
Sayfa 151 - YKY yayınları
Reklam