Bazılarınız benim soğuk ve kendi yalnızlığımla sarhoş olduğumu söyledi. Ve dediniz ki: "Ormandaki ağaçlara fikir danışıyor, insanlara değil. Dağların tepelerinde yalnız başına oturuyor ve şehrimize yukarıdan bakıyor." Tepelere tırmanıp uzak diyarlara yürüdüğüm doğrudur. Büyük bir yükseklikten ya da çok uzak bir mesafeden bakmadan nasıl fark edip görebilirdim sizi? İnsan uzaklaşmadığı sürece gerçekten nasıl yakında olabilir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ve eğer Tanrı'yı tanımak istiyorsanız, bilmece çözücüsü olmaya çalışmayın. Daha ziyade etrafınıza göz gezdirin, O'nun çocuklarınızla oynadığını fark edeceksiniz. Gökyüzüne dikkatlice bakın; O'nun bulutların içinde yürüdüğünü, kollarını şimşeklerin içinden uzattığını ve yağmurla aşağıya indiğini göreceksiniz. O'nu çiçekler içinde gülümserken, sonra da gelişip ağaçlarda el sallarken göreceksiniz.
İnancını eylemlerinden, uğraşısını imanından kim ayırabilir? Saatlerini önünde koyup, "Bu Tanrı için, bu benim için, bu ruhum ve bu da bedenim için mi?" diye kim sorabilir?