Veronika'nın ölmek isteği ile başlayan hikaye; bize sayfalar arasında hayatın anlamı üzerine yer yer düşünmeye sevk ediyor. Toplumca kabul görmüş " Normal davranışlar" ve " Normal Yaşantılar" kalıpları üzerinde sıkışıp ta kendi içimizdeki diğer "ben" lerimizin farkına varamamayı, diğer ben'lerimizi keşfedememeyi bunun sonucunda da yaşantılarımızın aynı tekdüzelikte ve monoton şekilde ilerleyişini göz önüne seriyor. Kitabımızın bir bölümünde geçtiği şu - Herkes gibi olmak ciddi bir hastalıktır oysa siz farklı olmayı delilik zannediyorsunuz- satırlar kabuklarımızdan sıyrılmamız gerektiğini bize aktarıyor. Şu an yaşıyorsak ve ölüm gerçeğini biliyorsak içimizde ki zehri atmalı şimdiki zamanı yaşayabilmeliyiz.
Eserimi büyük bir ruh ağı gibi,
Birbirlerine saçlarıyla bağlanan o kadınlara ithaf ediyorum.
Seven, doğuran, ümit eden,
Binlerce defa düşüp yeniden ayağa kalkan,
Eğilen ancak yenik düşmeyen kadınlara.
Onların savaşını biliyorum,
Gözyaşlarını ve sevinçlerini paylaşıyorum,
Her biri biraz ben.