Pencereyi açana göre değişir manzara. Pencerenin kolu çevrilene kadar olup biter bu. Bu süre içerisinde yollar genişler veya daralır, göller derinleşir veya sığlaşır, ağaçlar çiçek açar ya da yapraklarını dökerler.
Mehmet Akif Bey, İstiklal Marşı'nı kitabına almamıştır.Gerekçesi tam da Akifçedir: " Bu şiir, artık bana ait değildir. Onu millete hediye ettim. Artık o milletindir. Benimle alakası kesilmiştir." Millete ait olan bu şiirin nasıl ve hangi duygularla yazıldığını da şöyle anlatır:
"Istiklal Marşı... O günler ne samimi ne heyecanlı günlerdi. O şiir, milletin o günkü heyecanının bir ifadesidir. Bin bir facia karşısında bunalan ruhların, ıstıraplar içinde kurtuluş dakikalarını beklediği bir zamanda yazılan o marş, o günlerin kıymetli bir hatırasıdır.
O şiir, bir daha yazılamaz... Onu kimse yazamaz...Onu bende yazamam...
Şairimiz, İstiklal Marşı'nı yazdığı sırada Yunanlıların attıkları top sesleri, Ankara'nın yanı başından duyuluyordu. Bu sebeple, "Korkma!" diye başlamıştı şiirine...Tıpkı Hicret sırasında düşman takibine uğrayarak mağaraya saklanan Efendimiz'in, yol arkadaşı Hz. Ebubekir'e "Korkma! Allah bizimle beraberdir." demesi gibi...