Ah Mekke... Eski adıyla Bekke; yani "gözyaşı vadisi"... Bugün gözlerden vadilere yaş akmaya başladı. Ve sanırım bu yaşlar daha çook akacak. Ta ki bütün insanlık bu gözyaşı vadisinden yıkanıp geçesiye kadar...
Aralarındaki aşka ve tezahürlerine baktıkça, sevgi denen şeyin İbrahim'in Rabbi tarafından gülüme bir huy, Hatice'ye de bir lütuf olarak verildiğini düşündüm. İnsanlığın o zamana kadar çektiği sancıların hep karşılıklı sevgisizlikten olduğuna bir kez daha inandım.
"Onu seven Allah'ı sever!" Dedi bir gün ve Allah'ın sevgilisini öyle sevdi, onun sevgi kapısından girip gerçek sevgiye öyle erdi. Hatice bana büyük rakip, güle bülbül oldu. Herkesin diken olduğu zamanda o gül ile gül oldu.
O günkü şarkımda Âdem ile Havva'nın cennetteki, İbrahim ile Hacer'in de yeryüzündeki mutlu evliliklerini andım. Bundan böyle Muhammed ile Hatice'nin evlilikleri anılsın, gelecek nesiller, nikâhları kıyılırken bu evliliğin bereketine sığınsınlar diye yaptım bunu.