erva

erva
@ervagztk
her şeyi düzeltmeye kalkışmanın yok ettiği.
sanki hızlı yürüyen insan daha değerli, yavaş yürüyenden daha yürekliymiş gibi davranırlar.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
eğer insan çok fazla "şey"e gereksinim duyuyorsa, bu büyük bir yoksulluğun göstergesidir.
biz, konukseverliği, uzattığı her meyve için bir karşılık bekleyenleri hor gören geleneklerimizi sevelim. birinin her şeyi varken, diğerinin hiçbir şeyi olmamasına izin vermeyen geleneklerimizi sevelim. sevelim ki, papalagi gibi, kardeşi yanı başında keder ve acı içindeyken mutlu ne neşeli olmayalım.
çünkü beyazların dünyasında insanların ağırlığı yalnızca parasıyla, o parayı her gün ne kadar arttırabildiğiyle ve hiçbir depremin zarar veremeyeceği kalın demir kutunun içinde ne kadar biriktirebildiğiyle ölçülür. yiğitliği, soyluluğu ya da zekâsının parlaklığıyla değil.
işte, bütün bunların hepsi; yani kalabalık taş kutular, taş yarıklar, oraya buraya uzanan binlerce ırmağın içindeki insanlar, gürültü, kargaşa; ağaçtan, gökyüzünün mavisinden, temiz havadan, bulutlardan yoksun kapkara kumlar ve dumanlarla kaplı yerler papalagi'nin "kent" adını verdiği şeydir. ömründe hiçbir ağaç, tek bir ırmak ve gökyüzünü görmemiş ve de büyük ruh'la yüz yüze gelmemiş insanların yaşadığı, ama yine de gurur duydukları yaratıları.