erva

[içimde adeta bir samimiyet terazisi taşıyorum. her cümleyi ölçüp samimiyetine göre raflara diziyorum. bunları yaparken sayısız hesaplar içinde buluyorum kendimi. karşımda ki bana ailesinden bahsediyorsa, "tamam o hâlde, ben de ona bir şeyler anlatabilirim." kararını veriyorum. karşımda ki anlatıyor: "şöyle iyiler, böyle güzeller, ben onları pek çok severim." "kimsenin hayatında işler bu kadar yolunda gidemez" diyor, "o kadar da samimi değil" etiketini raflardan birine tutturuyorum."]
Sayfa 36·Kitabı okudu
Reklam
bir fikrin zihne yerleşmesinden şimdi de korkuyorum, o zaman da korkuyordum. çünkü bir fikrin tohumu zihne düştü mü, yaşanan her şey o fikri gerçekleştirmek üzere yaşanıyordu. ya da "bana öyle geliyordu."
Sayfa 25·Kitabı okudu
duvarlarım yıkılmaz olmalıydı çünkü. sıkılmış bir yumruğa teslim olanlara hiç benzememeliydiler. çünkü biliyordun ki, insanların çoğu yumruklarını sıkıp bekliyorlardı ve yine biliyordun ki kimse vazgeçilmez değildi.
Sayfa 18·Kitabı okudu
"mühim olan insanın içi..." yok, hayır bana masal anlatma!
Sayfa 17·Kitabı okudu
"bazen sahiden kendime rağmen yaşıyorum."
Sayfa 16·Kitabı okudu
Reklam