Kaybetmek yalnızca elinde olanın elinden alınması mıdır? Hayır. Kaybetmek, sözünle hayat bulan fikrinin dahi dilinden alınmasıdır. İstediğin topraklarda yürümek mağlubiyet midir? Hayır. Yürürsen dahi istediğin fikri belirtememektir. Sahiplenmeye çalıştıkları toprakları "durun onlar sahipleniyor, biz gitmeyelim" dedik mi? Hayır. Tunceli'ye, Hakkari'ye, Diyarbakır'a, Mardin'e gitmedik mi? Gittik. Sahiplenmeye çalıştıkları yıldızı "dur bu yıldızı onlar sahiplendi" deyip bayrağımızdan çıkarttık mı? Hayır. Peki neden bu kadar kolay teslim ettik, yeşili, kırmızıyı, sarıyı? Toprak bizim: Türkiye Cumhuriyeti toprakları. Ama sen o topraklarda benim ördüğüm kazağı giyemeyeceğini söylüyorsun. Şimdi biz mi kazandık?..
Her kitap, yeni bir dünyaya açılır. Macera vardır, romantizm vardır. Gemiler, düellolar, at sırtında şövalyeler... Ne zaman ne olacağını asla bilemezsin. İstediğin kişi olabilirsin. İstediğin yere gidersin. Kitaplar hayat kurtarır.
Erkeğin aşkı, tatmin olduğu andan itibaren gözle görülür bir şekilde azalma eğilimine girer; neredeyse bütün kadınlar, ona, zaten sahip olduğu kadından daha çekici gelecektir, değişikliğe özlem duymaktadır. Öte yandan, kadının aşkı o andan itibaren artmaya başlar. Türün devamlılığını ve olabildiğince büyük bir artışı hedeflemiş olan doğanın güttüğü amacın bir sonucudur bu.