1000Kitap Logosu
DrDen
DrDen
DrDen
TAKİP ET
DrDen
@Drin
karabasanlar düşlerin yaşlanmasıdır...
1671 okur puanı
06 Eyl 2017 tarihinde katıldı.
328
Kitap
10
İnceleme
4.168
Alıntı
320
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
“...ölüler ancak sağ kalanın kalbinde yaşamaya devam ettikleri ölçüde ölüdürler.” -Samuel Beckett, Proust
21
DrDen
bir alıntı ekledi.
56. Hikmet TECELLÎNİN GAYESİ ÖZGÜRLÜKTÜR
Cenâb-ı Hakk’ın sana arz ettiği feyz ve tecellî, seni ağyarın elinden teslim almak ve nefsâniyete kölelikten azat etmek içindir. İzah: Hakk’ın muhabbet ve tecellîsi ile cezbedilmeyen ve parlamayan bir kalp elbette dünyanın esiri ve arzuların kölesi olur. Kalbi dünyevî gaye­lerden ve nefsâni arzulardan kurtararak sahibini hür edecek hal ise, yalnız Hakkın tecellîsidir. Binaenaleyh; her ne zaman kalbe sübhâni vâridat tecellî ederse kalbi gaspedici olan dünya sevgisinin zulmeti silinip gider. Bilâkis tecelliyâta ve vâridata mazhar olmayan müridler ise meylettikleri masivânın zelil kölesi ve esiridir. Dolayısıyla bunların kimi midenin kulu, kimi para­nın kulu olacaklarından her biri şeref ve hürriyetten mahrum, Hak ve ha­kikatten gâfîl olur.
12
DrDen
bir alıntı ekledi.
51. Hikmet KALBİN ÖLÜM ALÂMETİ
İyi amelleri kaçırdığına üzülmemek ve hatalarına pişman olma­ mak, kalbin ölüm alâmetlerindendir. İzah: Kaçırdığı ibadetten mahzun olmayıp işlediği günahtan pişmanlık duy­mamak, kalbin manevi ölümüne alâmettir. Buna göre iyi amellerden mem­nun, kötü fiillerden mahzun olunması da kalbin hakiki hayatına şahitlik eden kesin bir delildir. Bu sebepten dolayı: “Her kim yaptığı iyilikten huzur duyar ve kötü işi kendisini kederlendirirse kâmil mümindir!” buyruldu. Kötü ve iyi amellerin kalbin ölüm ve hayanna delil gösterilmesinin hikmeti, amellerin ya Allah’ın rızasına veyahut gazabına delâlet etmesidir. Zira Allah (c.c.) bir imanlı kulunu güzel işlere muvaffak kılarsa bu durum ilâhi rızanın alâmeti olduğu için sevinci gerektirdiğinden o kimsede ümit daha fazla hakim olur. Ve eğer o imanlı kulunu Cenâb-ı Hak koruma dairesinde tutmayıp da günahlara cesa­retli eylerse, Rabbâni gazaba alâmet olması bakımından hüzün ve kederi icap ettireceğinden korku onda ümitten daha ağır basar.
10
DrDen
bir alıntı ekledi.
Hakk’ı zikir esnasında Allah ile huzura ermiş olmadığından dolayı sakın zikri terk etme! Çünkü Hakk’ın zikrini ihmâl, zikirde gafletten daha ağırdır. Cenâb-ı Mevlâ seni; gâfilâne zikrinden uya­nıklığa, uyanıklıkla zikirden kalp huzuruna, kalp huzuruyla zikir­ den Allahın gayrini terk edip yalnız Allah ile zikirde bulunma de­recesine yükseltebilir. “Hem Allah’a göre bu zor bir şey değildir!” (İbrahim, 20.)
17
DrDen
bir alıntı ekledi.
44. Hikmet VARLIĞI BIRAK, VAR EDENE ULAŞ
Ey hakikati arayan mürid! Bir oluştan başka bir oluşa geçip durma. Yoksa dönüp dolaşıp tekrar başladığı yere gelen değirmen merkebi gibi olursun! Öyleyse mevcudattan yola çık ve tüm varlıkları yaratan Zât'a doğru göç et. “Doğrusu son varış Rabbinedir!” (Necm, 42.) İzah : ...ibadeti âhiret ve dünya beklentilerinden kurtarıp Cenâb-ı Hakk'a tahsis ederek Allah’ın kulu olmak ve Rabbin yüce huzuruna göç ederek “O halde Allah’a kaçın!” (Zâriyât, 50.) sırrını gerçekleştirmek lazım­dır ki değirmen merkebine benzemekten kurtulmak mümkün olabilsin. İslâmiyet’in iffet âbidesi Rabiatü’l-Adeviyye (K.S.) hazretleri bu hakikate işa­ret ederek: “Ey gece karanlığında gizlice dua edip medet ve yardım isteyen biçarelere inâyet eden Yezdan! Ben sana cennet arzusu ve cehennem kor­kusu ile ibadet etmedim. Ancak kulluk vazifelerini ifa ettim!” diyerek münacatta bulunmuştur.
6
DrDen
bir alıntı ekledi.
41. Hikmet YALNIZ ALLAH’TAN DİLE
Allah'ın sana vermiş olduğu bir ihtiyacı gidermek için başkasına mü­racaat etme! O ihtiyacı yerleştiren Allah olduktan sonra, O’ndan başka kim onu kaldırabilir? Kendi nefsinden bir ihtiyacı kaldırmaya bile gücü yetmeyen bir kimse, nasıl bir başkasının ihtiyacını giderebilir? İzah: Allah’ın getirmiş olduğu bir ihtiyacı elbette Allah’tan gayrisi kaldı­ramaz. Nitekim tevhidin kısımlarından biri de, âlemde Allah’tan gayrı fail olmadığını tasdik etmektir. Dolayısıyla getireni Allah olan bir şeyi Allah’tan gayrının gidermesi muhal olur. Kısacası insanın nefsi her şey­den daha öncelikli olmasına rağmen aczinden dolayı kendisinden bir ihtiyacı kaldırmaya güç yetiremezse, gayrıdan o ihtiyacı kaldırması na­sıl tasavvur edilebilir!
6