Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
dostoyevski bir kitabında soyle de der "her şeyin fazlasını anlamak hastalıktır hem de gerçek anlamlı bir hastalık." ama hissetmekle alakali bir bölüm gecmez.
hissetmek insani, bilinen en yaygin sifatiyla hayvanlardan veya diger canlilardan ayiran ozelliktir.insanlar dusunur elestirir ama en onemlisi hisseder hissetmek insanin temelinde falan yoktur insan insan olmaya basladikca hisseder hissettikleri onun dusuncelerini değiştirmediği zaman ise olgunlasir bilincsel davranisi terapiye gore duygular, yaşanan olayların kendisinden değil, bu olaylara yüklenen düşüncelerden kaynaklandigini soyler. yani olayda esas olan seyin düşünce bunun doğrultusunda duygularin gerceklestigini soyler.bu kismen yanlıştır insani insanidan ayiran sey dusunce ve duyguların sirasinin farkli olmasıdir.ama sonunc hep aynidir hissettemek. ama hic bi insan hic bi olay karsisinda ayni hissi yasayamaz.hissedilen sey kisinin kendi icerisinde oluşturdugu duygu bicimidir.
(eleştirileriniz benim için cok onemli)
sana ruhuna asilanmicak sevgiyle baglandim,
belkide hata benimdi
belkide aşk anlattigin masallardaki gibi değildi
hissetmiştim her gozyasinda bir umut vardı
ama sen...
soğuk bir sarabin sıcak yaz aksamlarinda kadehle buluşması gibi
kirilgandin
sıcak ellerin gözlerimin donukluguna fayda etmedi
şimdi bu hastanede
damarlarımda akan her kanda boğulman dileğiyle
seven ve sevilen olmayan her ruhlarin
acı çektiği bedenlerindeki yara izleri gibi
gecmiceksin.
felsefenin en bilinen sorusu;bir secenegin olsa bile ozgur irade anlamli olur mu? kesinlikle evet.bi durumda ya onu kabullenirsin olay akisina devam eder yada reddedersin. herhangibi bi olay icin sadece bir secenegin olmasi olanaksizdir