Önce yürü bu vefasız ülkeden
Sonra uzan bir tenhaya, sessiz ol
Gelip geçsin üzerinden turnalar
Düşün, sesler neden bulur sesleri
Kelam kimin damarlarında kandır
Harflerini senden alan merhaba
Hangi demin âteşidir içimde
Söyle bana hindiba
Sen nasıl bu kadar gönül hanesi
Sen nasıl bu kadar yâr divanesi
Sen nasıl bu kadar çerağı ömür
Sen nasıl bu kadar inci tanesi
Yol uzun
Yol dumanlı
Yol kıvrılıp kalıyor dağların yüreğinde
Ayaklarım siyah, yorgun ve yalnız
Yürümek nasıl da ağır
Yürümek nasıl da tenhâ
Ama kuşlar uçuyor göğünde düşlerimin