"Ama bize göre, yalnızca diğer insanlarla etkileşime girmekle yeryüzü bir nevi cennet olabilir. Çünkü biz cenneti öyle hayal ediyoruz - hayat sona erdiğinde cennete gidersen, insanlarla etkileşim içinde olmak demek bu. Biz öyle görüyoruz." Kusursuz bir ahiret hayatını sevdiğin insanlarla sürekli birlikte olmak olarak hayal ediyorsan, dedi, neden bugün -hâlâ hayattayken- sevdiğin insanlarla tam anlamıyla birlikte olmayı tercih etmeyesin? Neden başka şeylerle oyalanmak ister ki insan?
İnsan hayatı ılık, parıltılı, kocaman bir kömür ateşi gibi, dedi. Ama kömürlerden birini çekip ayırırsanız hemen yanıp gider. Biz birlikte kalarak birbirimizi sıcak tutuyoruz, diye ekledi.
Rufus ağır depresyon ya da kaygı yaşadıkları için kendisine gelen hastalara şöyle diyor: Rahatsızlık hissettiğin için deli değilsin. Arızalı değilsin. Kusurlu değilsin. Bazen de Doğulu filozof Jiddu Krishnamurti’den alıntı yapıyor: ‘’Hasta bir topluma iyi uyum sağlamış olmak sağlık ölçütü değildir.’’
Eşitsizliğin daha fazla olduğu toplumlarda her türlü ruh hastalığı daha yaygındı. Sonrasında diğer sosyal bilimciler bunu parçalarına ayırıp özellikle depresyona baktılar ve eşitsizlik arttıkça depresyonun da arttığını buldular.