Esra Parlayıcı

Kalbimi bıraktım
Hayatım O'nun yazdığı bir mektupsa bu hayat bana değil O'na aitse O istediği harfi sözcüğü cümleyi yazardı. Kendisine ait hayatın üzerine. Rabbim, dedim. Hayatım Rabbani bir mektupsa eğer, yaşadığım tüm acılar, kederler, musibetler, Sen'in yazdığın bir sözcüktür. Sen'in yaratmanla oluşan bir haldir. Sen'in eserindir, Sen'in sonsuz isimlerini gösteren bir yaşantıdır. Eğer acı çekmem Sen'in isimlerinin tecellisine mazhar olma hali ise bu hayat Sen'i anlatıyor demektir. Acı çekmem Sen'i anlatıyorsa Sen'in isimlerinin tecellisine mazhar oluyorsam bundan vallahi şikayet etmiyorum şu andan itibaren. Sen'in için Sen'in isimlerinin tecellisi için acı çekiyorsam rahatım kaçıyorsa Sen'in için bu bedele değer Rabbim..
Sayfa 148·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Bu sonucu benimseyebilmek için, söylediğin gibi öncelikle hayatlarımızın O'na ait olduğuna tam olarak iman etmemiz lazım, yoksa benliklerimiz buna kolay kolay razı olamaz.
Benliğim, insanın başına ne gelirse gelsin güzeldir çünkü her şey ama her şey O'nun isimlerinin tecellisine mazhar olma halidir diyebildiğimde, hayatımın en güzel dönüm noktasına adımımı atmış oldum.
O isteseydi, tabii ki bu dünya hayatını acısız da yaratabilirdi ama o zaman insan büyük bir fırsatı kaçırmış olurdu. O'nun bize kendisini açmasının, kendisini tanıma fırsatı vermesinin de bir bedeli olmalı.