Bazen birini öyle çok seversin ki onu bir an görebilmek için kendinden, o güne dek düşündüklerinden, inandıklarından, gerçek diye ortalıkta anlatıp durduğun şeylerden bile vazgeçersin.
Söyleyebilseydim ona, onu sevmek;
Karanlık bir suya girerken duyduğunuz ürperti gibiydi.
Bir rüyada, uçurumdan yuvarlanırken bağırmaya çalışmak ama sesi çıkmamak gibiydi.
Yılın ilk bahar sabahında uyanmak gibiydi.