Funda'dan...
Zamansız Bir Aşinalık: Ruh Eşi Nedir? ​Ruh eşi; insanın bu kalabalık ve gürültülü dünyada, adını koyamadığı bir gurbet hissiyle yürürken, birdenbire "evine dönmüş" gibi hissetmesidir. O, hayatımıza sonradan dahil olan bir yabancı değil; ruhumuzun daha önce yazılmış ama zamanla satırları silinmiş eski bir kitabından, zihnimizin kuytularında unutulmuş eski bir şarkıdan çıkıp gelen bir aşinalıktır. ​Peki, gerçekten var mıdır ruh eşi? Yoksa kalbimizin kendi yalnızlığına karşı açtığı bir savunma davası, bir teselli arayışı mıdır? ​Aslında ruh eşi, kusursuz bir benzerlik demek değildir. O, seninle aynı cümleleri kuran biri olmaktan ziyade; sen sustuğunda bile içindeki o derin sessizliğin şerhini düşebilen, kırgınlıklarına taksirle değil, kasten şefkat gösteren bir sığınaktır. İnsanın kendini savunma ihtiyacı duymadığı, yargılanma korkusu olmadan, tüm defolarıyla beraat edebildiği yegane kalptir. ​Ruh eşini betimlemek gerekirse; o, bir aynadır ama kusurlarını yüzüne vuran sert bir cam değil, içindeki o nahif ve narin güzelliği sana yeniden hatırlatan berrak bir pınardır. ​Onunla göz göze geldiğinde, sanki asırlar öncesinden kalma bir sözleşmenin altına yeniden imza atıyor gibi olursun. Bakışlarındaki o eminlik, dünyanın tüm karmaşasını bir anlığına dışarıda bırakır. Yan yana geldiğinizde kelimeler hükmünü yitirir. Dünyanın en uzun, en edebi ve en anlamlı konuşmasını, tek bir kelime bile etmeden sadece yan yana durarak yapabilirsiniz. ​O, hayatına girdiğinde anlarsın ki; daha önce yürüdüğün tüm yollar, uğradığın tüm duraklar aslında sadece ona çıkacak olan o büyük güzergahın mecburi hazırlığıymış. ​Ruh eşi; hırpalayıcı bir fırtınanın ortasında, insanın kendi içine çekebildiği en sakin, en güvenli nefestir. Biz ne kadar inkâr etsek, ne kadar "yoktur" desek de; kalbimiz her
Günaydın 1k (:
Ben çok hazır olmasam da eşim ve oğlum çok hazır 🤣 maç olmasa eşim de hazır olmaz 🤣 oğlum mu o hep hazır yaz saati uygulamasına geçti paşam 😇 güneş doğmadan uyanıyor 😵‍💫
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Carmen ile ilgili güzel bir anı
Carmen’i okuyup bitirdikten sonra çizdiğim bir sözü eşime anlatıyordum. O sözde şöyleydi: “Sonra ağzındaki akasya çiçeğini eline alıp başparmağının tek bir hareketiyle bana doğru fırlattı, tam iki gözümün ortasına. Beyefendi, alnımdan vurulmuşa döndüm… Hangi deliğe saklanacağımı bilemiyordum, âdeta taş kesmiştim. Kadın fabrikaya girdiğinde, yerde ayaklarımın arasına düşmüş olan akasya çiçeğini gördüm. Hangi şeytan dürttü bilemiyorum ama arkadaşlarıma fark ettirmeden çiçeği yerden alıp itinayla ceketimin içine sakladım. Bu ilk hatamdı!” Kısmını okur okumaz eşim, Carmen operasından çok etkilendiği o kesiti bana gösterdi. O da benim şu altını çizdiğim kısmın sahne şovuydu. 🤍
Arkadaşlar özür dilerim ama bunu belirtmem gerekiyor benim çok sevdiğim bi eşim var erkek arkadaşlar yazıyorsunuz ama ben sürekli size evliyim diyemem anlayışınız için teşekkürler herkese güzel okumalar güzel yazılar.
Nevzat Tarhan
Namus konusunda kadın-erkek farkı yoktur “Kadının namus konusunda, erkekten daha çok dikkat etmesi, biyolojik eğilimlere daha uygundur” diyen Tarhan, “Fakat namus anlayışı açısından ideal olan, erkek ve kadın arasında hiçbir fark bulunmadığının bilinmesidir. Kadın, namus ve eşine sadakat konusunda ne derece hassasiyet gösterirse, erkek de aynısına sahip olmalıdır. Aksi halde kadının duyguları yaralanır, ‘eşim’ diye sarıldığı, sığınacak liman olarak gördüğü erkeğinin başkasıyla beraber olduğunu düşünmesi ruhunu derinden incitir” dedi.
Neyi çok istersen oluyor. Bir arada adını anmak istemediğim bir yerin geriliminden bunalıp Allah'tan ölüm istemiştim ama antibiyotik alerjisi verdi. Şimdi bu sefer iyi bir şey istemek istiyorum. Yaklaşık benim yaşlarda, sosyal medya paylaşımlarıyla Karslı olduğunu öğrendiğim, hanımefendi bir kız var. Kızın fotoğrafını gördükçe kendi kendime "ulan böyle eşim olsun derdi benim olsun" diyorum. Allah'ım sen biliyorsun. Zaten bana yakın yerde oturuyormuşta ben denk gelemiyorum. Vallah sen onu bana eş nasip et senceden kalkanın memleketini bombalasınlar. Zaten kıç kadar memleketim var bir şey olmaz 😉