Ruh, karanlık mıdır gerçekten? Yoksa karartılmış mıdır? Saklanmış mıdır? Saklatılmış mıdır? Kendimize mi Saklatılmış tır? Bir süre sonra kendimiz bile bulamayız onu içimizde. Şeytan aldı götürdü, ben nerdeyim? Satamadan getirdi? Neredeyim ben? Bu ben miyim? Şeytan aldı götürdü. Getirdiğinde artık ben, ben değilim. Kendimiz bile bulamayız onu içimizde, aranır dururuz. Sonra temizlik, titizlik, takıntılarımız, aşırı düzenlilik, saplantılarımız, gündelik hayatı kendimize zehir etmek için bulduğumuz bir yığın ayrıntıyı bulur çıkarırız. Artık başkalarına gerek yoktur, şeytana gerek yoktur. Kendi başımıza bizi bırakmıştır. Nasıl olsa biz kendimizi gözleriz. Bir yığın ayrıntı, yaşantılarımızı bunlara çengelleriz, tuttururuz. Gerçekten yaşamayan, gerçeği yaşamayan insanların binlerce kuruntusu işte.