Uzun süre kafes içinde yaşamını sürdürmüş, minik bir kuş… kanatları işlevini yitirmiş. Ve… kafesin kapısı açılıveriyor. Kuş ürkek, kuş şaşkın… Değil uçmak, titreyen ayaklarıyla yürüyemiyor bile. Ama özgürlük, onun kanında var. Çarçabuk yeniyor ürkekliğini. Özlediği sonsuzluğa kanat çırpmaya başlıyor.
"Acını yaşa, öfkeni yaşa. Ve seyret. Kendini sakın bastırma. Öyle suyun üstünde akan yaprağa bakar gibi bak, seyret. Uzanıp onu almaya kalkışma. Kendini suçlama. Olacak olandan kaçamazsın. O yüzden hiç bastırma kendini, baskılama. Çünkü insan bastırdığı duygunun esiri olur." -ACZ