Çok uzun zaman özlem çektim ve uzaklara baktım. Çok uzun zaman kendimi yalnızlığa adadım; bu yüzden suskunluğu unuttum. Bütünüyle bir ağız kesildim, yüksek kayalardan dökülen bir derenin gürültüsü oldum: Şimdi konuşmalarımı aşağıya, vadilere akıtmak istiyorum. Ve sevgi nehrim isterse geçit vermez yerlerde karşılasın! Bir nehrin sonunda denize giden yolu bulamaması düşünülebilir mi?
Çokları pek genç ölürler, kimi de pek erken ölür. Zerdüşt der ki: "Vaktinde öl!" Elbette hiçbir zaman vaktinde yaşamayan, nasıl vaktinde ölsün ki? Keşke hiç doğmasaydı. Bunu salık veririm gerekesiz kişilere...
Ama gereksiz kişiler bile ölümlerini önemsiyorlar daha. En boş ceviz bile daha kırılmak istiyor.
Ruhum, hareketsiz ve dağın kuşluk zamanı gibi aydınlık... Fakat onlar düşünüyorlar ki, ben soğuk bir insanım ve korkunç şakalar yapan bir dalgacıyım. Şu an bana bakıyorlar ve gülüyorlar. Gülerken de bana kin duyuyorlar. Gülüşleri buz gibi soğuk.