insanlara karşı yoğun korku besleyen kişiler, giderek daha korkunç varlıkları kendi gözleriyle görmeyi arzulamalarına yol açan ruh hâline sahip olurlar. bu ruh hâli ne kadar hassas olursa, yağan yağmurun şiddetinin o derece artmasını arzularlar.
kendine geri dönmek ne kadar acıdır,
ömrünü onu başkalarında arayarak geçirdikten sonra.
çünkü bazı gidişler bizden insanları çalmaz,
bizi kendimizden çalar.
sonra bunu çok geç fark ederiz
hayattaki en uzun yolun
kalpten kalbe giden yol olduğunu..
birbirlerini kandırırken, bundan incinmek bir yana, bunun farkına bile varmamaları şaşırtıcıydı. gerçekten de bu kadar parlak, dahası böylesine bariz ve sırıtan güvensizlik örnekleri, insan hayatını dolduran yeĝane şeylerden biri sanırım.