"Gençlik insanı böyle sebepsiz yere gülümsetir. Gençliğin en büyülü yanlarından biri de budur zaten."
Dorian Gray gençliğinin güzelliğine öyle kapılmış ki! Kibrinin onu yönettiğini görememiş! Kitabı okurken her bölümde hayretler içinde kaldım. Sonlara yaklaşırken Dorian'ın artık güzelliğinden söz edilmesinden bıkmış bir şekilde buldum. Anladım ki insan elde edemediği, onda kalıcı olmayan şeylerle mutlu olabiliyormuş. Her bölümde Dorian'ın farklı bir yüzünü gördüm. Tabii onun değişimini tek fark eden ben değildim :)
"Tanımak? Seni gerçekten tanıyor muyum acaba? Ruhunu görmeden böyle bir soruya cevap veremem."
"Ruhumu görmek mi?" diye mırıldandı Dorian. Koltuktan kalktı, korkudan beti benzi atmıştı.
"Evet," dedi Hallward ciddi bir ifadeyle. "Ruhunu görmek. Fakat buna yalnızca Tanrı'nın gücü yeter."
Spoiler vermeden nasıl anlatılır bu kitap bilemedim ve diğer incelemelere göz attığımda bu konuda yalnız olmadığımı gördüm. Eğer okumakta kararsız kaldıysanız kesinlikle şu an kitabı elinize alın ve kendinizi kitaba bırakın! İyi okumalar.
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,1bin okunma
Hayat, başkalarının hatalarını yüklenemeyecek kadar kısaydı. Herkes kendi hayatını yaşıyor ve bu hayatı yaşamanın bedelini ödüyordu. Acı olansa, insanın çoğu zaman tek bir hata için çok fazla bedel ödemek zorunda kalmasıydı. Aslına bakılırsa, insan tek bir hata için sürekli bedel ödeyip duruyordu. Kader, insanla olan alışverişinde alacak defterini hiçbir zaman kapatmıyordu.