Eslem Kılıç

9/10
·400 syf.··
2026 6. kitabı
Merhaba, Orhan Kemal’in El Kızı romanı, sessiz ama derin bir hikâye. Okurken Nazan’ın dünyasına öylesine kaptırdım ki kendimi, her sayfada onun ne yapacağını, ne yaşayacağını düşündüm durdum. Nazan, sakin, sessiz ve kendi halinde bir karakter; ama bu sessizlik, sadece sakinliği değil, yıllarca bastırılmışlığı, öğretilmiş itaatı ve kendini ortaya koyamamanın ağırlığını da hissettiriyor. O güçsüz doğmamıştı; güçlü olmayı hiç deneyimleyememişti. Sürekli bastırılmış, yönlendirilmiş, belki de “iyi gelin böyle olur” kalıbına sokulmuş bir karakterdi. Böyle yetiştirilen biri, kendi sesini duymayı bile öğrenemez. Romanın en yıkıcı yanlarından biri de Nazan’ın suskunluğu ve sorgusuzca her şeye “tamam” demesi. Bu, bir güçsüzlükten çok hayatta kalma stratejisi gibi. Belki küçük bir umuda tutunmak için, belki alışık olmadığı hayata adapte olabilmek için her şeyi kabul etti. İnsan bazen özgürlüğü değil, alışkanlığı seçer. Ve bazen zincirlerini kırabilecek güce sahip olduğunu hiç fark edemeden yaşar. Kaynana ve kocası ise bu sessizliğin gölgesinde ayrı bir yıkım kaynağı. Kaynana acımasız, kocası ise annesinin dolduruşuna gelen ve kendi duygularını açıkça ifade edemeyen biri. Bir evliliği bazen kötülük değil, omurgasızlık yıkar. Kocanın cesaretsizliği ve Nazan’ın boyun eğmesi birleşince ortaya hem acı hem de trajik bir gerçeklik çıkıyor. El Kızı, yalnızca bir aile hikâyesi değil; sabrın, suskunluğun, umudun ve yıkıcı pasifliğin romanı. Nazan’ın hikâyesi bana şunu gösterdi: Susmak her zaman sabır değildir; bazen teslimiyet, bazen alışkanlık, bazen de korkaklık getirebilir. Ve bir yuvayı ayakta tutmak için sadece sevgi yetmez; cesur duruşlar ve net sınırlar gerekir. Romanı okurken hem kızdım hem üzüldüm, ama her sayfasında karakterlerin psikolojisini ve hayatta kalma çabalarını
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
5/10
·48 syf.··
2024 7. kitabı
Kitap, 5 bölümlük kısa hikayelerden oluşmaktadır. İnsanların nasıl öldüğünden ve onların çevresinin nasıl bir ruh halinde olduklarını anlatıyor bu hikayelerde. Okurken "aslında hayatta her şeyi bu kadar düşünüp kafaya takmaya değmezmiş," dedim. Çünkü fark ettim ki ölüm herkese aynı değilmiş. Hatta yapılan cenazelerin bile sınıfsal oluşu aşırı canımı sıktı. Hayatın acı bir gerçeği yüzüme vurulmuş gibiydi. Siz bu kitabı okudunuz mu? Okuduysanız yorumlarınız nedir? Hepinize iyi okumalar dilerim. Nasıl Ölünür
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Can Yayınları · 202024,4bin okunma
9/10
·544 syf.··
2024 6. kitabı
Sevgili Hakan sayesinde bu kitaba başlamıştım. Öncelikle itiraf etmeliyim ki kitaba karşı bir önyargı içerisindeydim; çok popüler oluşu kitaptan beni bir tık soğutmuştu. Fakat sevgili Hakan'ın yorumunu gördükten sonra birçok bilgi edindim ve bu bilgiler doğrultusunda kitaba başlamak istedim. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün sevdiği bir kitap oluşunu Hakan Bey sayesinde öğrendim ve bu kitaba olan ilgimi daha da arttırmıştı. Kitaba başladığım vakit neden sevilen bir kitap olduğunu daha da iyi anladım fakat kitabın beni içine bu kadar çekeceğini hiç düşünmemiştim! Feride sanki içimdeki çocuktu. Öylesine bağlantı kurmuştuk ki Feride ile, o benim için bir kitap karakteri değil, bir Çalıkuşuydu. Yazar kitabı yazmamış da bize geçmişten bir anıyı izletiyormuş gibiydi. Okuduğum her satırda güzel Türkçemizin güzel kelimelerinin sakinliği ile dolmuş olsam da konunun ilerlemesiyle Feridenin yalnızlığı ve hırçın oluşu beni daha da etkilemiş, bende ağlamış ve üzülmüştüm... Kelimelerim bu noktadan sonra yetersiz kalıyor o yüzden Hakan bey'e teşekkürlerimi sunar, hepinize iyi okumalar dilerim. Çalıkuşu Reşat Nuri Güntekin Hakan
Edebiyat
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,5bin okunma
10/10
·258 syf.··
2024 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2024 19:15
"Gençlik insanı böyle sebepsiz yere gülümsetir. Gençliğin en büyülü yanlarından biri de budur zaten." Dorian Gray gençliğinin güzelliğine öyle kapılmış ki! Kibrinin onu yönettiğini görememiş! Kitabı okurken her bölümde hayretler içinde kaldım. Sonlara yaklaşırken Dorian'ın artık güzelliğinden söz edilmesinden bıkmış bir şekilde buldum. Anladım ki insan elde edemediği, onda kalıcı olmayan şeylerle mutlu olabiliyormuş. Her bölümde Dorian'ın farklı bir yüzünü gördüm. Tabii onun değişimini tek fark eden ben değildim :) "Tanımak? Seni gerçekten tanıyor muyum acaba? Ruhunu görmeden böyle bir soruya cevap veremem." "Ruhumu görmek mi?" diye mırıldandı Dorian. Koltuktan kalktı, korkudan beti benzi atmıştı. "Evet," dedi Hallward ciddi bir ifadeyle. "Ruhunu görmek. Fakat buna yalnızca Tanrı'nın gücü yeter." Spoiler vermeden nasıl anlatılır bu kitap bilemedim ve diğer incelemelere göz attığımda bu konuda yalnız olmadığımı gördüm. Eğer okumakta kararsız kaldıysanız kesinlikle şu an kitabı elinize alın ve kendinizi kitaba bırakın! İyi okumalar.
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,3bin okunma